Subscribe: Acemi Şef
http://acemisef.blogspot.com/feeds/posts/default
Added By: Feedage Forager Feedage Grade B rated
Language: Turkish
Tags:
Rate this Feed
Rate this feedRate this feedRate this feedRate this feedRate this feed
Rate this feed 1 starRate this feed 2 starRate this feed 3 starRate this feed 4 starRate this feed 5 star

Comments (0)

Feed Details and Statistics Feed Statistics
Preview: Acemi Şef

Acemi Sef





Updated: 2018-02-20T00:32:58.805+08:00

 



Salçalı Biftek

2013-11-15T22:53:42.184+08:00





Malzemeler (5 kişi için)

10 dilim biftek (Kontrfile de olur)
Yarım çorba kaşığı biber salçası
1 çorba kaşığı domates salçası
6-7 diş sarımsak
Bir adet çarliston biber
1 çay kaşığı kekik
1/2 çay kaşığı karabiber ya da 1 çay kaşığı dolusu tane karabiber
1/2 çay kaşığı kimyon
2 çay kaşığı tuz (pişirmeye başlamadan önce suyuna bakıp ayarlanabilir)
3 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çorba kaşığı tereyağı
2 su bardağı sıcak su

Bifteklerimizi az yağladığımız kızgın tavada, iki taraflı kızartalım ve düdüklü tencereye alalım. İçine sarımsakları ve iri doğradığımız biberi koyalım.


Büyükçe bir kasede tereyağı hariç salça ve baharatları harmanlayalım. Sıcak suyun birazı ile eritelim. Bifteklerimizin üzerine dökelim ve kalan suyu ilave edelim.



Orta ateşe koyalım ve düdüklümüzün kuvvetli buharı çıkınca altını kısalım, düdüğü kapatıp yaklaşık 35-40 dakika kadar pişirelim.
Afiyet Olsun!



IHOP'un Pancake'leri...

2013-03-09T12:51:59.651+08:00


Fotoğrafı bile alelacele telefonla çekildi ve hemen facebook'a yüklendi bu 'pancake'lerin. Amerikalı'ların meşhur IHOP kahvaltı restoranı zincirinin favorisi bunlar. Yakın zamanda yaptığımiz Amerika seyahatinde keşfedip parmaklarımızı bile yedirten bu pancake'leri elbette eve döner dönmez denedim ama ilk bulduğum tarif hüsrandı. Meğer işin sırrı buttermilk denen kesik sütmüş. Dün akşam yorumlarıyla beraber yaptığım araştırmalar sonucu hemen bu sabah denedim ve bingo! Aynısı, tıpkısının aynısının aynısı! Bir pazar kahvaltısında yapın (mesela yarın:)) mutlaka derim. Üzerine çırpılmış krema ya da halis mulis kaymak ve istediğiniz herhangi bir de reçeli ekleyin ve uçuşan kelebekleri görün...
Tarifin orjinali icin tik tik.

Malzemeler (yaklaşık 10 adet için-ama 2 tanesi bir yetişkini doyurur, cup ölçünüz yoksa bir su bardağını baz alıp ona göre ekleyin diğer herşeyi)
2,5 cup un
2 yumurta
2,5 cup buttermilk (sütü bir kaba koyup içine yarım limon suyunu sıkın ve 10 dk. bekletin)
1/2 cup toz şeker
2 tepeleme teaspoon (irice bir çay kaşığı) kabartma tozu
2 çay kaşığı silme karbonat
1 paket şekerli vanilin
1/2 cup sıvıyağ

Kuru malzemeyi bir kaba alıp karıştırın, içine sıvı malzemeyi ekleyip pürüzsüz olana dek çırpın. Isıtılmış tavayı çok az yağlayıp (sonrakiler için yağlamanıza gerek yok eğer yapışmaz tava ise) 1 kepçe hamuru koyun ve kepçenin tersi ile yaklaşık bir kahvaltı tabağının içi kadar, daire şeklini koruyarak büyütün. Ben bu aşamada tavaya kapak kapadım ve hamur göz göz olunca tersini çevirdim. Tüm hamurları bu şekilde pişirin.
Afiyet Olsun!








Kedi Şeklinde Paskalya Çöreği

2012-12-05T19:47:06.463+08:00

Bu sevimli kedicikleri, ben paskalya çöreği hamurundan yaptım ama, isterseniz siz kurabiye ya da poğaça hamurlarından da yapabilirsiniz. Göz, bıyık ve ağızlarını yapmak için gıda boyası olan kalemlerden, eritilmiş çikolatadan veya royal icing yani yumurta akı+pudra şekeri çırparak elde edeceğiniz kremadan yararlanabilirsiniz. Benim kullandığım tarife gelince...Malzemeler:Yarım su bardağı sıvı yağYarım su bardağı sıcağa yakın sütYarım çay bardağı ılık su2 yumurta (1'inin sarısını ayıralım)2 tepeleme tatlı kaşığı instant mayaYarım su bardağından 2 parmak fazla toz şekerBir çimdik tuz1 tatlı kaşığı mahlepAldığı kadar unYapılışı:Fırınımızı 180 dereceye ısıtalım. 3 su bardağı kadar unu bir kaba koyalım ve maya, şeker, tuz ve mahlebi ekleyip şöyle bir karıştıralım. Ortasını havuz gibi açıp, su, yumurta, yağ ve sütü ekleyelim. Kenarlardan unu sıvı karışıma ala ala yoğuralım. Kulak memesinde, ele yapışmayan bir hamur olana dek yoğuralım. Gerekirse azar azar un ilave edebilirsiniz. Hamurumuzu 10-15 dakika dinlendirip, tekrar yoğuralım. Hamurumuzu 8-10 parçaya ayıralım.Her bir hamuru resimdeki gibi 4 parçaya ayıralım.En büyük parçayı yuvarlayıp uzatalım.Resimdeki gibi şekil verelim.Diğer hamurların iri olanıyla kafayı, küçük olanlarıyla kulakları yapalım. Ayırdığımız yumurta sarısından çok azıcık bir miktarla, kulakları yapıştıralım.Bitirdiğimiz kedilerin çeşitli yerlerine yumurta sarısı sürelim ki kedilerin tüylerindeki gibi renkler oluşsun.Çöreklerimizi pembeleşinceye kadar pişirelim.Fırından çıkardıktan sonra soğumaya bırakalım ve soğuyunca gözleri, bıyıkları ve ağzı yapalım.Uyuyan kedilerimiz hazir :)Afiyet Olsun![...]



Kakaolu-Yerfıstıklı Kurabiye

2012-12-02T22:13:47.810+08:00


Eğer gurme pastanelerdeki ağızda dağılan, yumuşamayıp bayatlamayan kurabiyelere bayılıyorsanız bu tarif tam size göre. İçine yerfıstığı yerine fındık ya da ceviz de koyabilirsiniz. Bu kurabiyeleri yapmaktaki en büyük sır, tam olarak derecesinde ısınmış fırına, dolapta soğutup vakit kaybetmeden şekil verdiğiniz kurabiyeleri koymak.

Malzemeler:
250 gr. oda ısısında tereyağı (ya da margarin)
8 çorba kaşığı (ne çok dolu ne az) pudra şekeri
1 paket şekerli vanilin
1 çay kaşığı kabartma tozu
3 çorba kaşığı kakao
1 su bardağı tuzsuz yerfıstığı kırığı
Aldığı kadar un

Yapılışı:
Fırınımızı 180 dereceye ısıtalım. 2 su bardağı kadar unu bir kaba alıp, içine pudra şekeri, kabartma tozu, kakao, şekerli vanilin koyup karıştıralım ve ortasına da yağı koyalım. Hamurumuzu iyice yoğuralım, ele yapışmayacak kıvama gelene dek azar azar un ekleyelim. İçine yerfıstıklarını ekleyip, homojen bir şekilde dağılana dek yoğuralım. Hamuru ikiye bölüp iki silindir yapalım ve soğuması için buzdolabına kaldıralım. Yaklaşık 1 saat dinlendirdiğimiz hamuru birer parmak kalınlığında bir bıçak yardımı ile dilimleyelim.



Yağlı kağıt serdiğimiz tepsimize aralıklı olarak dizelim. Isınmış fırınımızda yaklaşık 20 dakika pişirelim. Kurabiyelerimizi fırından hemen çıkaralım ve iyice soğuyana dek el sürmeyelim yoksa dağılırlar. İyice soğuyan kurabiyeler katılaşacaktır.



Afiyet Olsun!



Dev Muffin'ler...

2012-09-13T23:18:06.868+08:00

Evde yaptığınız kapkeklerin küçük olmasından şikayetçiyseniz, şöyle kocaman kocaman olanlarının sırrını arıyorsanız bu tarif tam size göre. Tarif Ruki'den.Malzemeler:3,5 cup un (cup ölçünüz yoksa bir su bardağını baz alıp, onu cup ölçüsü gibi kullanabilirsiniz. Aşağı yukarı aynısı olacaktır)2 tatlı kaşığı hamur kabartma tozuYarım tatlı kaşığı karbonatYarım tatlı kaşığı tuz115 gr. tereyağı ya da 190ml sıvı yağ1,5 cup(250gr) toz şeker3 yumurta1 cup yoğurtYapılışı:Fırınımızı 180 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlayalım. Kuru malzemenin toz şeker ve vanilya hariç tümünü bir kapta karıştıralım. Oda ısısındaki tereyağını toz şeker ile kabarana dek çırpalım. Yumurtaları birer birer ekleyelim. Son olarak yoğurdu ve vanilyayı ekleyip tekrar çırpalım. Un karışımını hamura ekleyip tel çırpıcı ya da çatal yardımı ile karıştıralım. (kesinlikle mikser kullanmıyoruz, unlu karışım ıslanana dek karıştırıp bırakıyoruz) Hazırladığımız koyuca hamuru yağlanmış muffin kalıplarımıza tepeleme doldurarak paylaştıralım.  Yaklaşık 25-30 dakikada keklerimiz hazır olacak. Arzu ederseniz bu hamura çikolata rendesi, üzüm, portakal kabuğu vs. ya da benim gibi ara kata çikolata parçası veya reçel de koyabilirsiniz.Not: Bu hamuru 12'li değil de, 6'li muffin kabına paylaştırırsanız, Starbucks'ta satılan boyutta muffinlerden elde edebilirsiniz.[...]



Kızımın Doğumgünü Pastası...

2012-08-25T22:37:44.243+08:00







Zaman hızla akıp geçiyor. Minik kızım, evimizin ikinci neşesi, geçtiğimiz Haziran ayında 1 yaşına bastı.  Doğumgünü telaşesi içinde güzel bir fotoğraf çekme şansım olmadığı için bunu bloğa koymayı düşünmemiştim. Ama beğenen çok olunca, blogta da paylaşmak istedim. Resmi oradan buradan kırptım ancak etraftaki dağınıklığı kesebildim. Renkler çok belli değil, yavruağzı gibi bir renkti. Keki için iki adet hazır pasta keki kullandım, her bir keki üç kata ayırdım. İçine pastacı kreması ve frambuazdan hazırladığım basit marmelatı, dışına da renklendirdiğim krem santiyi kullandım. Bu gülleri yapmak için özel bir sıkma ucu gerekiyor, benim elimde olmadığı için eski bir plastik ucu makasla keserek uygun hale getirdim. Yapımı ve ucun nasıl olduğunu görmek için yararlandığım web sitesine bakabilirsiniz: http://iambaker.net/rose-cake-tutorial/








Şeker Hamuru Yazıcısı: The Cricut Cake

2012-04-23T18:57:40.285+08:00


Başlığa ne şekilde yazsam bilemedim. "Her pastacının hayali" mi desem, sevgili eşime gönderme mi yapsam hazır anneler günü de yaklaşırken... Tesadüfen internette gezinirken gördüm ve vuruldum. Martha Stewart'ın buluşu mudur bilmiyorum ama yapanın eline sağlık. Bunu görüp de almak için çıldırmayacak pastacı tanımıyorum. Şeker hamurunu açıp kağıt gibi makineye yerleştiriyorsunuz, üzerinden ne isterseniz ayarlıyorsunuz ve size kesilmiş çıktısını sunuyor. Siz de pastalarınızı gayet profesyonel bir şekilde süslüyorsunuz. Ayrıntılar için tık tık.



Karbonatlı su ile kanserin tedavisi mümkün mü? Neden olmasın?

2012-04-14T23:09:02.874+08:00

Bu da nesi dediniz biliyorum başlığı görünce. Birkaç gündür kafamı kurcalıyor bu konu. Facebook'ta gördüğüm bir paylaşım, araştırmacı ruhumu depreştirdi. Kemal Milar adlı bir bey derlemiş bu konuyu. Kendisinin sayfasına Facebook'tan ulaşabilirsiniz. Kanserin asıl sebebi mantarlarmış, yok etmek için günde birkaç çay kaşığı karbonatla hazırlanmış su içmek yeterliymiş. Bu konuyu derin derin yazmaya sayfalar yetmez. Son yıllarda kanserli bir yakını olmayan ya da kanserden yakınını kaybetmeyen yok malesef. Madem gördüm, araştırdım, inandım, o zaman paylaşmalıyım dedim. Kanserli yakını olanlar mutlaka ellerinden geleni yapıyorlardır eminim. 4 yıl önce babam kansere yakalandığında ağlayarak her şeyi araştırmıştım. Keşke o zamanlar bu konuyu görmüş olsaydım, belki de babam hala hayatta olurdu. Kanserin tedavisi bu kadar kolay mı dediğinizi duyar gibiyim ama bence kolay. Hiç bir yan etkisi olmayan, son derece ucuz bir yöntemle kanseri yenmek mümkün bence de.İnternette araştırma yaptığımda Türkçe yazılmış siteler içinde bir tek burada rastladım desem?http://www.doğaltedavi.net/f124/bıkarbonatla_kanser_tedavisi-4385.htmlÖzetle nasıl tedavi edildiğini yazmam gerekirse, her gün 1-2 çay kaşığı karbonatı bir su bardağı suya karıştırıp içeceksiniz. Olay bu kadar basit. Bunu bulan doktorun başka yöntemleri de var. Olayın özü vücudun alkali hale getirilmesi. Kanserin asıl sebebi mantarlar. Candida yani. Yediğimiz içtiğimiz genetiği oynanmış yiyecekler, işlenmiş gıdalar, cipsler, kolalar hepsi 'asidoz'a yol açıyor. Asidoz demek hücrelerin oksijen alamaması demek. Oksijen alamayan hücre çürüyor. Çürüyen hücrede mantar oluşuyor. Mantarların yayılmasını önlemek için, vücut mantarların etrafını sarıyor ve bu da tümörleri oluşturuyor. Doktorlar tümörü kesip aldıklarında mantarlar diğer yerlere de yayılıyor. Tüm bunları günlerdir yaptığım araştırmalarda izledim. Asidozun çaresi ne niye baktığımda vücudun PH seviyesinin yükseltilmesi gerektiğini okudum. Ph nasıl yükselir diye baktım, karbonatlı su bunu yapıyor. Karbonatın mide ülseri olanlar hariç zararı yok. Siz de araştırın göreceksiniz. Olay bu kadar basit aslında.Gerisini öğrenmek için lütfen bu videoları inceleyin. Malesef ingilizce bilmeyen varsa bilen birine seyrettirsin. Çevirip yazarken yapacağım bir hata olmasını istemiyorum. Zaten kansere çare arayan biri varsa içinizde, dört elle bu konuya sarılacağından şüphem yok.http://www.youtube.com/watch?v=Grtrm8tk4d4&feature=share http://www.youtube.com/watch?v=00tE6U22sEw&feature=related http://www.youtube.com/watch?v=hne9Ihox0dE&feature=relmfu http://www.youtube.com/watch?v=jBq4kJ75rHs&feature=relmfu [...]



Yufkadan Çıtır Börek

2012-04-13T23:35:26.598+08:00

Size vereceğim bu börek tarifi şimdiye kadar yediğiniz tüm böreklerden daha çıtır olacak, garanti ediyorum. Şubat ayında anneme gittiğimde yemiştim, çıtırlığına bayılmıştım. Bu böreği pistikten iki gün sonra bile çıtır çıtır kaldıran sırrı paylaşmadan edemeyeceğim. Tarifi kendisi nereden bulmuş bilemiyorum, sormayı unuttum ama iyi ki de bulmuş çünkü benim yaptığım bu tür börekler hep kayış gibi oluyordu. Türkiye ziyaretimden dönerken yufka almayı unutmayıp, döndüğümün hemen ertesi günü tüm yufkalarımı hazırlayıp dondurucuma kaldırdım. Şimdi ara ara üç beş adet çıkarıp, çözülmesini beklemeden pişirip afiyetle yiyoruz. Aynı şekilde siz de yapıp acil durumlarda şipşak hazırlayıp konuklarınıza ikram edebilirsiniz.Bu börekler kızımın dış buğdayından, yiyenler bayıldılar, tabii sadece birer iltifat değildiyse söyledikleri :)Malzemeler:6 adet yufka (vakum paket olanları önermiyorum, mümkünse yufkacıdan alın)SıvıyağUnSirkeTuzİstediğiniz içi kullanabilirsiniz, ben patatesli iç hazırlamıştım.Patatesli Harç:4-5 adet haşlanmış patates1 orta boy soğan-rendelenmiş1 çay kaşığı kırmızı toz biber1 çay kaşığı kuru nane1,5 çay kaşığı kadar tuzSoğanları 2 çorba kaşığı sıvıyağda kavuralım, içine patatesleri atıp ezelim. Baharatları karıştırıp soğumaya alalım.Yufkayı ıslatmak için 1 su bardağı kadar sıvıyağı bir kaseye alalım, içine 4 çorba kaşığı kadar un koyup iyice karıştıralım. Topak olmaması için çırpma teli kullanmanızı tavsiye ederim. Un ve sıvıyağ karışımı boza kıvamında olmalı. (Boza kıvamı elde edene dek un ekleyebilirsiniz azar azar) Sıvıyağlı karışıma 1 çorba kaşığı sirke ekleyelim. (Ben üzüm sirkesi ekledim)1 adet yufkayı tezgaha serelim, sıvıyağlı karışımla yufkayı ıslatalım. Cılk yağ olmaması gerekiyor, bir çorba kaşığı yardımıyla, 1-2 çorba kaşığı karışımı yufkanın üzerine gezdirip kasığın tersi ile yaymanız yeterli. Üzerine bir kat daha yufka serip tekrar yağlayalım. Yufkamızı önce ikiye, sonra dörde sonra her bir parçayı üçe bölelim. Yani toplamda 12 parça olacak. Her bir üçgen yufkamızın alt kısmına 1 çorba kaşığı kadar iç harcımızdan koyup çok sıkı olmayacak şekilde sigara böreği sarar gibi saralım. Tüm yufkalarımızı aynı şekilde hazırlayalım. Önceden 180 dereceye ısıtılmış fırında kızarana dek pişirelim. (Üzerine yumurta sarısı sürebilirsiniz ama ben sürmeden pişiriyorum, bu şekilde daha güzel olduğunu düşünüyorum çünkü.)Afiyet Olsun![...]



Galeta Unlu Tatlı

2012-04-09T14:33:21.650+08:00

Bu tatlının varlığını öğreneli sadece iki gün oldu ama hakkında o kadar çok övgü okudum ki, alelacele deneyiverdim. Övgüleri sonuna kadar hakediyor, benden tam not aldı. Tarif, google'a yazıp da bulup girdiğim ilk siteden.Bloglardan deneme yapacağım zaman yorumları da illa ki okurum. Mutlaka deneyen biri olmuş olur, artısını eksisini öğrendiğim gibi, ekstra önerileri de dikkate alırım. Mesela yorumlardan birinde haşhaş tohumu ekleniyordu, bir diğerinde hindistan cevizi. Evde hindistan cevizi kalmamış, ben de haşhaş tohumu ekledim. Şerbetine portakal kabuğu eklemiş biri, ben de ekledim. Yalnız krem şantim olmadığı için dolgu kreması kullandım, eminim krem şanti ile daha da güzel olurdu. Tarif kesinlikle güvenilir bence, birebir uyguladım. Denemek isteyenler cevizin çok küçük çekilmesi gerektiğini unutmasınlar, bu da yorumlar arasından aldığım bir diğer püf noktası. Misafirlerinizden tam not almak için davet menünüzde kesinlikle yer alabilir bir tatlı.Malzemeler:4 yumurta1 su bardağı toz şeker1 su bardağı sıvı yağYarım su bardağı ılık su1 su bardağı galeta unu1 su bardağına yakın ince çekilmiş ceviz1 dolu çorba kaşığı haşhaş tohumu1 paket şekerli vanilin1 paket hamur kabartma tozuŞerbet İçin:2 su bardağı su2 su bardağı toz şekerYarım portakalın kabuk rendesiKrema için:1 lt. Süt4 dolu dolu çorbağı un1 paket şekerli vanilin1 poşet krem şantiÖnce şerbeti hazırlayalım. Şu, şeker ve portakal kabuklarını iki taşım kaynatalım ve soğumaya alalım. (Eğer daha karamelize bir tat isterseniz, ki daha lezzetli olduğunu yazmışlar ama ben şekerin üzerine suyu boşalttıktan sonra hatırladım, bir dahakine öyle yapacağım. Önce şekeri tencerede eritip ondan sonra suyu eklerseniz daha leziz olacağından şüphem yok)Kek için yumurta ve şekeri şeker eriyene dek çırpalım sonra sırasıyla su, sıvıyağ, ceviz, galeta unu, haşhaş tohumu, vanilya ve kabartma tozunu ekleyelim. Karışımı yağlanmış fırın kabımıza alalım. (orta boy kare ya da yuvarlak borcam) Önceden ısıtılmış 180 derece fırınımızda pişirelim. Fırından çıkarır çıkarmaz sıcak keke soğuk serbeti dökelim ve içine çekmesi için bir kenara koyalım. Bu sırada kremamızı hazırlayalım. Bir tencerede unu az bir miktar süt ile iyice ezip kalan sütü ekleyelim. Göz göz kaynayınca altını kapatıp hemen krem şantiyi ve vanilyayı ekleyelim. Bir kaç dakika mikserle çırpalım. İyice ılınmış kekimizin üzerine döküp dolapta iyice soğumaya bırakalım. Soğuyunca 1-2 saat içinde afiyetle yiyebilirsiniz.Not: Bugün (9 Nisan) tarifi tekrar yaptım, bu sefer şerbet için verdiğim ölçünün yarısını kullandım. Önce şekeri tencerede karamelize edip sonra yarım ölçü su ekledim. Bu seferki karamelize şerbet ile çok daha güzel oldu. Diğer ölçü ile şerbetin çok fazla geldiğini düşünüyorum.[...]



Diş Buğdayı Pastası

2012-03-27T17:35:12.586+08:00

(image)


(image) Pastamız kızımın diş buğdayı partisinden. Neredeyse 10 aylık ve 6 dişi çıkmış olmasına rağmen ancak bu kutlamayı yapabildim. Aslında bu kutlama için şeker hamuru ile süsleyeceğim koca bir diş yapmayı planlıyordum ama kremalı pastaya doyma arzum ağır bastı. Günün anlam ve önemini vurgulaması açısından yine de diş figürü kullanmaya karar verince ortaya bu basit ama sevimli görüntü çıktı. Dişleri yapması çok kolay. Benmari usulü erittiğim beyaz çikolatayı, yağlı kağıttan hazırladığım krema sıkma poşetine koydum ve ucunu 0,9 kalem ucu kadar kestim. Bir yağlı kağıda bol bol diş çizip, kağıdı ters çevirdim ve bir tepsiye bant ile sabitledim. Dişlerin önce dış çizgilerini çizdim, sonra da içlerini tamamen doldurdum. Donması için dondurucuya koydum. Dişler hazır olunca gıda kalemi ile göz ve ağız çizdim. Sonra da gördüğünüz gibi pastamın üzerine yerleştirdim.

(image)





Keki için kakaolu kek ve çikolatalı ganaj kullandım. Ara meyvesi için de frambuaz tercih ettim. Diş buğdayı hazırlarken, buğday haşlandıktan sonra içine şeker ve çeşitli meyve, fındık fıstık, bonibon gibi şeyler eklenip servis ediliyor ama ben hazır aşureden aşure yapıp üzerini süsledim.



Kirpi Çikolata (Çikolatalı Kadayıf)

2012-03-22T22:35:46.231+08:00

Tarif "Bi Yaşıma Daha Girdim"den. Misafirleriniz için değişik bir ikram arıyorsanız tam size göre. Yapımı en fazla 10 dakika sürüyor. Ekonomik oluşuyla ters orantılı olarak çok zengin bir görüntü ve tadı var.Malzemeler:2 çorba kasesi kadar yaş tel kadayıf1 kare paket sütlü veya bitter çikolata.Yapılışı:Tel kadayıfları bir tavada veya fırının ızgara kısmında 150 dereceye getirip sık sık karıştırmak suretiyle kavuralım. Kavurma işlemi sırasında başından ayrılmamanızı, fırının kapağını ara ara açıp tahta bir kaşıkla tel kadayıfları karıştırmanızı tavsiye ederim. Çok çabuk kızarıyorlar, başından ayrılmamak lazım. Çikolatayı parçalara ayırıp benmari usulü eritelim. Kızarmış tel kadayıfları içine ekleyip her tarafı çikolataya bulanana dek karıştıralım. Karışımdan tatlı kasığıyla dolu dolu alıp, yağlı kağıt serilmiş tepsiye dökelim. Daha sonra buzdolabına koyup donana dek bekleyelim. Dolaptan aldıktan sonra bir daha erimiyorlar, uzun süre saklanabiliyorlar. Ben servisten iki gün önce yapıp oda ısısında bekletmiştim. Bu güzel tarifin orjinaline ulaşmak için buraya tık.[...]



Tahinli Çıtır Üçgenler (Tahinli rulo)

2012-01-13T22:16:50.301+08:00

(image)
Blog dünyasına uzak kalalı, ortaya çok başarılı tarifler çıkmış. Bu tahinli lezzeti, kızımın yazın yaptığımız mevlüdüne getirmişti yakın bir akrabamız. Tahini sevmiyor olmama rağmen deli olmuştum ilk yediğimde ve müthiş bir buluş gibi gelmişti. Sonra internette arayıp bulduğumda çoktan pek çok kişinin deneyip bloğuna koyduğunu gördüm. Türkiye tatili bitip evimize dönerken baklavalik yufka ve tahinimi çoktan bavuluma gizlemiştim bile. (Çin'e girişte x-ray'de farkedilirse el koyuyorlar) İlk fırsatta denedikten sonra müptelası oldum. 10 dakikada hazırlayıp bir 10 dakika da pişmesini bekliyor; sonra da misafirlerinizin bayıla bayıla yemesini keyifle izliyorsunuz.

Tarif her yerde rulo şeklinde yapılmış ama bizim İnci Hala'miz bunu muska şeklinde yapmış. Çok da iyi etmiş çünkü içindeki cevizler dökülüp saçılıp ziyan olmuyor. Her yerde var ama bu şekilde yok diye ben de bloğuma demirbaş olarak ekleyeyim. Acil misafiriniz olursa diye yapıp dondurucunuzda gönül rahatlığı ile saklayıp, çözdürmeden pişirebilirsiniz.

Malzemeler:
Baklavalik yufka (iki yaprak yufkadan 5 adet çıkıyor, ona göre hesaplayabilirsiniz)
Tahin
Ceviz kırığı
Toz şeker
Üzerine serpmek için pudra şekeri

İki yaprak yufkayı tezgahımıza üst üste koyalım.( bazı marka yufkalar kalın oluyor onlar 2 yaprak olabilir. Bazıları daha ince oluyor o zaman 3 yaprak da olur) Üzerine elimizle ya da fırça yardımı ile tahin sürelim. Tahin her yerine bulaşmalı yufkanın. Elimizle yufkanın her yerine toz şeker serpelim. En son da yine elimizle yufkanın her yerine gelişigüzel ceviz kırığı serpelim. Yufkamızı 5 uzun şerit halinde keselim. Resimdeki gibi bir uçtan üçgen yaparak katlamaya başlayalım. Üçgen yapa yapa muskamızı kapatalım. Tepsiye dizdiğimiz muskaları üzerine bir şey sürmeden fırına koyalım. Üzerleri pembeleşene dek pişirelim. (Gerekirse fırının başında 5-10 dakika bekleyin, çok çok kısa bir sürede pişiyorlar, yakmamaya dikkat)

(image) (image)

Afiyet Olsun!




Tereyağı-Sarımsak Soslu Jumbo Karides...

2011-12-20T23:52:44.733+08:00

Uzakdoğu'da yaşamanın artılarından biri de deniz ürünlerinin bol ve ucuz olması. Buraların balıkları Türkiye'mizin güzelim balıklarının yanından bile geçmiyor olsa da, denizden çıkan diğer şeyler bizdekilere oranla bir hayli erişilebilir fiyatlarda. Dolayısıyla dikenin gülünden faydalanmayı ihmal etmiyoruz. Bu jumbo boyut karidesler geçtiğimiz Cumartesi'nin ganimetlerinden. Normalde balık ve diğer deniz mahsullerini Carrefour'dan temin ediyorduk ama Şangay'da neredeyse burnumuzun dibinde bir balık hali olduğunu duyunca hemen keşfedelim dedik. Günün şanslı kişisi olarak yaşadığım macerayı pek yazmak istemiyorum aslında. Yine "alışagelebilemediğim" berbat bir kirlilik, hijyen eksikliği vardı balık halinde. Onlarca dükkan gezip en temiz olduğuna kanaat getirdiğim yerden aldım balıklarımı ve seçimime değdi doğrusu. Bu tarifi normal boyutta karidesle de yapabilirsiniz ama bulabildiğiniz ilk fırsatta bu kocaman lezzetlere de bir şans tanıyın derim.

Malzemeler:
8 adet jumbo karides
6-7 diş sarımsak-küçük küçük doğranmış
2 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çay kaşığı tuz
2 çorba kaşığı limon suyu
1-2 çorba kaşığı kıyılmış maydonoz
3 çorba kaşığı tereyağı

Tüm malzemeyi tereyağı ve maydonoz hariç karıştırıp, yıkanıp suyu süzülmüş karideslere karıştıralım. Bu şekilde 3-4 saat buzdolabında dinlenmeye bırakalım. Büyükçe bir tavaya tereyağını koyup orta ateşte erittikten sonra karidesleri ekleyelim. Önce bir tarafını, sonra diğer tarafını hafif kahverengi olana dek pişirelim. Servis tabağına alıp maydonozla süsleyelim ve sıcak servis edelim.




Cupcake'ten Yılbaşı Ağacı Pastası...

2011-12-17T00:36:52.542+08:00

Blog'a en son neredeyse 1 yıl önce yazmışım. Bu süre zarfında minik bir kızım oldu. Şimdi 6 aylık kendileri. Büyütmüş olmanın da verdiği rahatlıkla ve hala sizlerden yorumlar alıyor olmanın verdiği cesaretle devam mı etsem diye düşünüyorum açıkçası. Ben bir başlayayım, belki gerisi gelir.Bu pastayı (muffin mi desem bilemedim) oğlumun sınıfı için hazırladım geçen gün. Malum böyle ev harici yerlerde pasta kesmek dağıtmak bir eziyet. Ben de hem süslü hem de dağıtması kolay olsun diye düşünüp nette gezindim. Bu tarz pasta pek çok kez yapılmış ama bizim bloglarda rastlayamadım ya da bulamadım. Yılbaşı yaklaşırken belki bir fikir olur sizlere de.Malzemeler:Kişi sayısı kadar muffin2 paket krem şanti+1,5 su bardağı soğuk sütÇikolatalı rulo kat ya da çikolatalı herhangi bir çubuk kraker veya bisküviGıda boyasıYenilebilir şekerler, jelibon, bonibon vs..Öncelikle istediğimiz herhangi bir kek tarifiyle muffinlerimizi pişiriyoruz. Ben yaklaşık 30 kadar pişirdim ve 20 tanesini kullandım. Herhangi bir 4 yumurtalı kek tarifinden kolaylıkla bu kadar sayıda kek çıkarabilirsiniz. Pişirdiğimiz kekleri bir ağaç şekli oluşturacak şekilde servis tepsimize diziyoruz.Koyuca hazırladığımız kremadan biraz ayırıp, geri kalanını yeşil renk ile renklendiriyoruz. Bir sıkma poşetine doldurup, keklerimizin üzerini taşırmadan dolduruyoruz.Üzerlerini doldurduğumuz keklerin üzerindeki krem şantiyi bir çay kaşığı yardımı ile birbirine bulayarak yaklaştırıyoruz. Merak etmeyin, aşağı düşmüyorlar.Üzeri tamamen bütünleşmiş kremaya çatal yardımı ile aşağı doğru tarar gibi nazikçe şekil veriyoruz.Ayırdığımız beyaz krem şantiyi bir sıkma poşetine doldurup yıldız uç kullanıyoruz. Ağacımızı dilediğimiz gibi süslüyoruz.Alttaki son iki muffini de kalan krema ile kaplıyoruz.Beyaz kısma çikolatalı çubuklarımızdan ağacın alt kısmını oluşturuyoruz. Kalan yeşil krema ile ağacın sap kısmını ağaca bütünleştiriyoruz.Şimdi üzerini dilediğiniz gibi süsleyebilirsiniz.Eğer muffinler çocuklar içinse, her bir muffine, eş miktarda süs koymanızı öneririm, zira kavga çıkabilir :)[...]



Son Pastalar...

2011-01-07T21:04:30.308+08:00

(image) Elimin boş durmaya niyeti yok aslında, hala pasta yapıyorum ama artık eskisi kadar sık değil malesef. Arada resmini çekmediğim pastalarım bile olmuş nasılsa bloga koymuyorum diye ama üzüldüm de arşiv tutmadığıma. İnşallah bu bloglar hiç silinmez de, torun torba ilerde açıp bakarlar nineleri neler yapmış :) Acemişef'in pasını sileyim dedim, hepinize sevgilerimi yolluyorum.
(image)
(image)
(image)
(image)



Yeni Blog'um: Dikiş Keyfi...

2010-12-29T16:32:32.523+08:00

(image) Tekrar aranızdayım... Ama malesef artık bu blogta değil. Bundan sonra bir başka ilgi alanım olan dikiş'le devam edeceğim blog yaşamıma. Arada gelip yeni yaptığım pastaları da eklemeye çalışacağım, kendimiz için yapmasam da, arada sipariş alıyorum. Belki yine de 1-2 tarif eklerim bazen ama yeni bloguma daha çok vakit ayıracağımı hissediyorum şimdiden ;)
Ziyaret etmek isterseniz işte yeni blogum: dikiskeyfi.blogspot.com
Sizlerle beraber olmak çok güzel, yokluğuma rağmen hergün ziyaret ve yorum almak daha da güzel. Umarım beni ziyarete devam edersiniz, destekleriniz için çok teşekkür ederim.



Oğlum 4 yaşında, Şangay'da yeni bir sayfa...

2010-04-26T23:19:19.925+08:00

Uzun bir aradan sonra merhaba hepinize. Ara ara girebildiğim kadarıyla blogumda hala yorumlarınızı görmekten dolayı çok mutluyum. Sizleri çok özledim ama yapacak o kadar çok işim vardı ki... Belki hatırında kalanlarınız olmuştur, bu senenin bizim Çin'deki son yılımız olması gerekiyordu. Ama şartlar farklı gelişti ve en az üç yıl daha buradayız gibi görünüyor. Sizlerle haberleşemediğim süre boyunca taşınma hazırlıkları yaptım. Artık Wuhan'da değil Şangay'da devam ediyoruz maceramıza. Şangay'a yerleşeli sadece iki hafta oldu. Bir kaç ay öncesinden ev bakmaya başlamıştık, sonunda bize uygun bir yer bulduk ve nihayet taşınma işlerimizi bitirdik.Burası eski yaşadığımız şehirden çok daha farklı. Sanki Çin'de değil bir Avrupa ülkesinde gibiyiz. Etrafımızda çok fazla yabancı var tabii oldukça fazla sayıda Türk de. Gelmeden önce bir e-mail grubu sayesinde çok hoş insanlarla tanışmıştım. Gelir gelmez de buluştum. Dün ise 23 Nisan dolayısı ile hazırlanan bir aktiviteye katıldık. Bu sayede pek çok da Türk'le tanışma fırsatı buldum. Şimdiden kendimi buradaki yaşama ayak uydurmuş kabul ediyorum ama eski arkadaşlarımı da çok özlüyorum. Aslında şehir değişikliği yapmak, ülke değişikliği yapmaktan daha kolay. Üstelik bir sonraki gittiğiniz yerin eski şehrinizden daha fazlası varsa o zaman daha bile kolay oluyor. Burada Türkiye'de olan hemen herşeyden var. Bu da yemek pişirmeyi hobi edinen benim gibiler için bulunmaz bir nimet.Yine de tüm olumlu yanlarına rağmen burası bize hala çok yabancı. Wuhan'da pek çok anımızı, arkadaşımızı bıraktık. En zoru oğlumuz için oldu, geride kalan arkadaşlarını çok özlüyor, onları dilinden düşürmüyor. Yenilerine de alışacağı zaman gelecek ama sonunda yine ayrılmak zorunda kalacağız. Expat hayatı gerçekten kolay değil. Yeni bir yer, alışma devresi ve derken ayrılık. Bakalım üç yıl sonra neler olacak, zaman ne gösterecek...Geçen süre zarfında buralarda pek yoktum ama mutfağım tam yol çalıştı. Özellikle de eski şehrimizden ayrılmadan önce oğluma erken bir doğumgünü ve veda partisi düzenledik okulunda. Bu seneki temamız Tren Thomas'tı. Pasta malesef taşınma telaşım nedeniyle istediğim gibi olmadı, figürlerde de zorlandım gerçekten. Ama oğlumun pastasını görünceki sevinci yeterdi doğrusu. Bugün O'nun gerçek doğumgünü, blogumda yer vermeye o kadar alıştım ki, yine arşivleyip sizlerle paylaşmadan duramadım olanca yoğunluğumda.Bu pastanın içi için yeni bir pandispanya denedim, yiyenler bayıldı. Pandispanyanın tarifini yanlış hatırlamıyorsam "allrecipes.com"dan almıştım ama linki bulamıyorum şimdi. Bu tarifi yapıp öylece de yiyebilirsiniz, tarifte hiç çikolata kullanılmamasına rağmen oldukça yoğun bir çikolata tadı alıyorsunuz. Pandispanyayı 1-2 gün önceden yapmanız halinde de traşlamaya da çok uygun oluyor. Pastanın kreması için de çikolatalı ganaj hazırladım.Pandispanya için malzemeler (İki katlı bir pasta için 1,5 ölçü hazırladım, aşağıdaki ölçüler tek bir pasta için)2 kap kaynar su (cup ya da 1 su bardağına göre ölçebilirsiniz)1 kap kakao2+3/4 kap un1 paket kabartma tozu1/2 çay kaşığı tuz200 gr. yumuşak tereyağı2+1/4 kap toz şeker4 yumurta1 paket şekerli vanilinYapılışıFırınımızı 175 dereceye ısıtalım. 22-23 cm'lik kalıbımızı yağlayalım. Bir kapta kaynar suyu kakao ile karıştıralım, topak olmamasına dikkat edelim. Karışımı iyice ılınana dek [...]



Kurabiye Kalıbı Yapımı, Elmo Pasta

2009-12-26T17:17:17.967+08:00

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba hepinize. Arayı bu kadar açmamdaki sebep malesef bu sefer tembelliğim değil. Çin'de ben blogger'a girmek için her yeni yöntem bulduğumda bir sonraki gün artık onun da iptal edilmiş olduğunu görüyorum. Hükümet dur durak bilmiyor yasaklar konusunda. Kendi vatandaşlarını kontrol altında tutabilmek adına elinden geleni ardlarına koymuyorlar. Dışarıdan pek haber almadıkları gibi içeriden de dışarı, kendilerini küçük düşürecek herhangi bir haber, fotoğraf vs. çıkmaması için pek çok web sitesini kapatıyorlar. Bunun için yasakladıkları web siteleri o kadar çok ki. Yasaklamalardan kaçınıp istediğim sitelere girmek için google'da program araması yaptığımda, yasaklı kelimeleri içeren (facebook, proxy, gizli sörf gibi) siteleri de açamıyorum. Bazen çalışan bir program bulup güç bela kurduğumda, öteki gün o da çalışmaz oluyor. Yasakları kontrol altında tutabilmek için sayısız hacker işe aldıklarını okuyorum bazı yerlerde. Bu konu hakkında burada bizim gibi yaşayan yabancılar da çok şikayetçiler ama yapacak bir şey yok. Kurunun yanında bizler de yaş olarak yanıyoruz. Hiç bir mantığa sığmayan bu cahilliği şiddetle kınıyorum.Tarif yayınlayamamanın sıkıntısı bir yana, bir de sizlerin bloglarına ulaşamamanın getirdiği sıkıntı vardı burada benim için. Denemek istediğim aklımda kalan tariflere de ulaşamaz oldum böylelikle. Artık yetti dediğim yerde, bulduğum bir programa para ödeyerek yasaklı sitelere girmenin yolunu buldum sonunda. Aylık belli bir ücret karşılığı artık yasak yok benim için. Yine de hala tedirginim, her an bu bulduğum yönteme de engelleme gelebilir. Bu nedenle yıllık üye olmak yerine aylık üye olmayı tercih ettim. Böylece daha az param yanmış olur, ne yapayım?Bu postu hazırlayalı aylar olmuştu aslında, hatta sizlere veda etmiştim bir önceki yazımda ama, o paragrafı olduğu gibi sildim. Yine aralıklı da olsa devam edeceğim; tabii program işe yaradığı sürece. Bir de neler yaptınız bu süre zarfında onları gezeceğim. Hatta şimdi üstte yeni sekmeler halinde onlarca sayfa açık, pek çok tarifi not almak üzere belirledim bile. Blogumdan ümidimi kesmiş olduğum için, bugüne değin yaptığım hemen hiç bir şeyi fotoğraflamamıştım. Şimdi öyle yaptığıma çok pişmanım. Bu şekilde bir çözümü neden daha önce bulmadım diye hayıflanıyorum şimdi. Şimdi tekrar adım adım başlayacağım silbaştan, arada deneyip beğendiğim yemek tariflerini tekrar ara ara hazırlayıp sizlere sunacağım inşallah.Önceki postta söz vermiştim, kendi kurabiye kalıbımızı nasıl yapacağımızı gösterecektim. Resimdeki pasta, arkadaşımın oğlunun doğumgünü teması için hazırlandı. Pasta kısmını ben değil bir pastane yaptı, süslemem için de bana getirdi. Pasta beyaz çikolatalı krema, vişne ve beyaz kekten oluşuyordu. Üzeri kremayla sıvandıktan sonraki kısmını ben ele aldım. İnternetten bulduğum elmo resmini büyütüp çıktı aldım, ağız, göz ve burun kısımlarını oyup pastaya yerleştirdim. Bir kürdan yardımı ile etrafını çizerek doldurmam gereken yerleri belirledim. hazırladığım krem şantiyi renklendirerek sıkma ucu taktığım sıkma poşetlerini kullanarak resmi düzgünce doldurmaya çalıştım. Pastanın temasına ek olarak arkadaşım kurabiye istemişti. Uygun kalıp olmadığı için bir teneke konservenin kapağını düzgünce açtım, boşaltıp güzelce yıkadım. Çeşit[...]



Çikolatalı Kek...

2009-09-13T18:42:36.736+08:00

Bu yazımda aslında, profesyonel anlamda yaptığım ilk öğretmenlik denememin ürünlerine yer verecektim. Ama malesef derse makinemi götürmeyi unuttuğum için resimleme şansım olmadı. Önceki yazımda bahsetmiştim, buradaki bir restoranın çalışanlarına ders vermeye hazırlanıyordum. İlkini geçtiğimiz hafta perşembe günü gerçekleştirdim. Dersin konusunu restoran sahiplerinin dileklerine göre hazırlamıştım. Buna göre üç çeşit pasta kaplama kreması tarifi hazırlayıp, bu kremalarla temel dekorasyon tekniklerinden örnekler verdim. Öğrencilerim üç adet Çinli kızdı. Genel olarak diyebilirim ki Çinliler gerçekten çabuk öğreniyorlar. Sadece bir kaç sefer gösterdiğim halde uzun zamandır elleri alışkınmışçasına iyiydiler. Önce buttercream icing denilen tereyağı-shortening-pudra şekeri temeli olan kremayı yapıp, bir büyük çikolatalı pasta kapladık. Kaplama sırasında kolaylık sağlayacak bazı ipuçlarıyla beraber, temel olarak nasıl süslemelerle pastalarına görsellik katacaklarını çalıştık. Sonraki kaplama için krem peynirli kaplama tarifini yaptık. Bu tarifle de havuçlu kek kaplayıp üzerine sıkma tekniği ile yaprak ve havuçlar yaptık. Bir sonraki dersimizde ise şeker hamuru çalışacağız. Buradan pasta ve dekorasyonu dersi veren tüm arkadaşlarımın ellerini öpmek istiyorum. Topu topu üç saat ders vermeme rağmen pilim bitti. Bir de ya beceremezsem ya çuvallarsam korkumu hiç sormayın. :)Aynı hafta bir gün, buradaki bir arkadaşımın, iki yaşını bitirecek oğluna doğum günü pastası hazırladık. Pastanın sadece resmini koyuyorum, tarifi yok; çünkü içini ben hazırlamadım. Kendisi elmalı bir kek yapıp üzerini kayısı reçeli ile kapladı. Şeker hamurunu ise ben hazırlayıp renklendirdim. Ertesi gün ise bir araya gelip beraberce arkadaşımın isteği doğrultusunda pastayı süsledik. (Resimdeki isim "Bela", aslında "Beyla" diye okunuyor.)Henüz resimdeki tarife gelemedim ama, söyleyeceğim bir şey daha var, yarın bir başka arkadaşımın oğlu için pasta dekore edeceğim ve şeker hamuru kaplı kurabiyelerini yapacağım. Doğumgününün teması susam sokağı, kurabiyeleri ise Elmo şeklinde olacak. Tabii Elmo şekilli kurabiye kalıbı bulmamın imkanı olmadığı için kalıbı da kendim hazırladım. Blog dünyasını eskisi kadar takip edemediğim için görmemiş olabilirim, belki biliyorsunuzdur bile; çok basit bir teknikle kendi kurabiye kalıbımızı nasıl hazırlayacağımızı göstereceğim gelecek postta.Şimdi gelelim bu içi hafif ıslak, çikolataya doyuran kekimizin tarifine. Malzemeler: (Aşağıdaki miktarlar 20-22 cm. kalıp için. Ben bu miktarın iki katını kullanıp 25 cm. lik kalıpta pişirdim)150 gr. tereyağı200 gr. çikolata (bitter kuvertür kullandım)1 su bardağından 1 parmak az toz şeker2 iri yumurta1/2 su bardağı yoğurt1 su bardağından 1 parmak az un1 paket şekerli vanilin Yapılışı:Tereyağı ve küçüp parçalara ayrılmış çikolatayı birlikte hafif ateşte eritelim. Erir erimez ateşten alalım, kaynamasın.İster aynı kapta ister derin bir kaseye aktarıp orada şekeri ekleyelim. Şeker eriyinceye dek 5-6 dakika çırpalım. (Şekeri önceden ölçüp mutfak robotunda inceltebilirsiniz.) Şeker eriyip karışım ılınınca yumurtaları ekleyelim ve tekrar çırpalım. Yoğurdu ekleyelim. Unu ekleyip son olarak vanilyayı ekleyip tekrar iyice çırpalım. Yağlanmış ve unlanmış kek kalıbımıza karışımımızı boşaltal[...]



Ramazan Pidesi...

2009-08-31T13:19:37.103+08:00

Çin'deki -muhtemelen- son senemdeki günlerim çok yoğun geçmeye başladı, sık güncelleyememden farketmişsinizdir belki. Üstelik önceden gitmeyi planladığım pasta okuluma daha gidip kayıt yaptıramadım henüz, çünkü bir türlü sıra gelmedi. Döner dönmez aldığım dikiş makinem sayesinde bu aralar dikişe merak saldım. Haftada en az iki parça kıyafet üretir oldum, bunun yanı sıra kumaş almak için haftada en az bir günümü kumaşçılarda harcar oldum. Bir yandan yine benim gibi buradaki son yılı hatta son ayları olan arkadaşlarımla daha sık vakit geçirmeye başladık. Arkadaşlarımdan altısı her hafta salı günleri benden yemek-pasta kursu vermemi rica ettiler. Bir de bundan sonra her perşembe buradaki bir Amerika menşeili restoranın çalışanlarına pasta yapımı ve dekorasyonu dersleri vermeye başlayacağım. Tüm bunların arasında blogumu ihmal ettiğimi biliyorum ama hem vereceğim derslerde yapacaklarımızı hem de önümüzdeki günlerde yapacağım bazı doğumgünü pastalarını yayınlayacağım buradan. Belki bu sayede blogumu ve sizleri ihmal ediyor olmanın suçluluğunu biraz olsun hafifletebilirim. Gelelim bu tarifin konusuna. Memleketten uzak olmanın eksilerinden biri de alışık olduğumuz lezzetlerden ayrı kalmak. Önceki pek çok denemelerimden de biliyorsunuz, simit, ekmek gibi hep ülkem lezzetlerini yakalamaya çalıştım. Ramazanın başından beri de, bu sefer mis gibi kokan ramazan pidesi yapabilmenin hayalini kuruyordum. Geçtiğimiz hafta internette pek çok araştırma yaptım ama bulduğum pideler hep pastane pidesi tarzıydı. Bu nedenle kendi ölçü ve tarifimi oluşturmaya karar verdim. Aldığım sonuçtan çok memnunum. Özellikle yurtdışında yaşayıp ramazan pidesi bulamayanlara tavsiye ediyorum. Malzemeler:3 su bardağı+2 dolu çorba kaşığı un2 çay kaşığı tuz4 çay kaşığı instant maya1,5 su bardağı ılık su1 yumurta sarısı+1 çorba kaşığı sıvı yağSusam, çörekotu Geniş bir yoğurma kabına unu koyalım. İçine mayayı döküp karıştıralım. Tuz ve suyu ekleyelim. Yoğurarak ele yapışan bir hamur hazırlayalım. Hamur hazır olunca üzerine biraz un serperek hamuru toparlayalım. Üzerini bir havlu ile kapatıp bir saat mayalanmaya bırakalım. Süre sonunda kabaran hamurumuzu tekrar yoğuralım. (Ele sürekli yapışan bir hamur olacak, endişe etmeyin) Elimizi unlayıp hamuru bulunduğu kaptan sıyırıp çabuk hareketlerle top şekli verelim. Bolca unladığımız fırın tepsisinin ortasına koyalım. Üzerine çok az un serpip elimizle bastıra bastıra hamuru büyütüp yuvarlak hale getirelim. İyice büyüttüğümüz hamurun kenarlarına elimizin ayasıyla bastırıp resimdeki gibi şekil verelim. Sonra bir bıçak yardımı ile hamurun üzerine çizgiler yapalım. Tekrar tepside 45 dakika mayalanmaya bırakalım. Süre sonunda hamurumuzun üzerine sıvı yağlı yumurta sarısını bir fırça yardımı ile sürelim. Bolca susam ve biraz çörekotu serpelim. Önceden ısıtmadan fırına koyalım, fırını 225 dereceye ayarlayalım. Üzeri kızarana dek pişirelim. Afiyet Olsun! [...]



Mermer Kek, Çin'de yeni bir dönem daha...

2009-08-09T13:17:09.591+08:00

Herkese yeniden merhaba!Sonunda "tilkinin dönüp dolaşıp gideceği yer" misali döndüm yuvama. Son derece yoğun geçen bir yaz tatili sonrasında, yine tanıdık dingin sularda olmak çok güzel olsa da, memleket hasreti sıfırdan başlamak üzere ufak ufak artacak, biliyorum. Kader sonrasında nereye yönlendirir, biraz daha "Çin" mi der, başka yer mi der yoksa memleketime mi yollar bilmiyorum ama şimdilik buradaki son seneme girmiş bulunmaktayım. Son seneye girmiş olmaktan ziyade sanırım beni biraz geren şey bu sefer gelecek yaza kadar Türkiye'ye gitmeyecek olmam. Tabii ki sevdiklerime ve minicik yeğenime olan özlemim başka ama bir de Türkiye'den getirdiğim malzeme stoğumun bitmesi korkumu da hiçe sayamam. Üstelik aldığım şeylerin ağırlığı yüzünden ödediğimiz fazladan tonla para, ganimetlerimi daha da kıymetli kılıyor. Belki bu yıl tariflerimde biraz cimrilik edebilirim mazur görürseniz. Belki arası daha açık olabilir, ya da biraz daha az özel şeyler olabilir. Yine de sizlere ve paylaşmaya olan bağımlılığım sürecek umarım. Umarım diyorum çünkü bloglara olan erişim buradan tamamen kapalı. Üstelik malum arkadaşlık sitemiz Facebook da öyle. Ama yılmadım, gelir gelmez, günlerce yaptığım uğraş sonucu bir program edindim, bu program sayesinde sizlere ulaşabiliyorum şimdilik. Çin'liler bu programı da engellerse yapacak birşeyim kalmayacak Türkiye'ye dönene kadar.Yazıyı uzatmak istemiyorum ama bir kaç kelime de buraya dair etmek isterim; mesela hava. Ben hayatımda böylesi bir sıcak ve rutubet görmedim. Geçtiğimiz sene babamın hastalığı nedeniyle yazı Türkiye'de geçirdiğim için hiç bu sıcağı yaşamamıştım. Ama şimdi pencereyi dahi açmaya korkutacak bir sıcak yaşıyorum. Markete gitmek bile başlıbaşına bir işkence. Sanki hava değil su soluyorum dışarı çıkınca. Nem oranı en az %75 oluyor, o da iyi günümüzdeysek. Normali %90. Sabah serinliği diye birşey yok, gecenin dördünde bile aynı nem ve sıcaklık oluyor. Çin'in geri kalanı tabii ki böyle değil, sadece yaşadığımız kentin coğrafi özellikleri buna sebep oluyor. Örneğin Shuozhou'da yaşayan arkadaşım Müjde, geçtiğimiz hafta başında iş yerine kazakla gittiğini söyleyerek beni şok etmişti. Yaz ortasında kışı da yaşatan şehirleri olduğuna göre bu Çin gerçekten alem bir yer.Gelelim mermer kek'e, gelir gelmez ülkelerinden dönmüş olan arkadaşlarımla bağlantıya geçip üçünü burada yakalayınca bir ikramlık hazırlamak farz oldu. Ne zamandır yapmadığım bir kek olsun diye düşünüp biraz da nette araştırma yapınca karşıma hikayesiyle ilgimi çeken bu tarif çıktı. Biraz da kendi eklemelerimi kullanınca bu pastaneden alınmış hissini veren leziz kek çıktı ortaya. Malzemeler:200 gr. oda ısısında iyice yumuşayana kadar beklemiş tereyağı ya da margarin2 su bardağı toz şeker (Ben 2,5 su bardağı pudra şekeri kullandım)4 iri yumurta1 su bardağı süt1 çay kaşığı saf vanilya ya da 1 paket şekerli vanilin2,5 su bardağı un1 paket hamur kabartma tozu3 çorba kaşığı kakaoYarım kare paket sütlü çikolata-Benmari usulü eritilmiş1/2 su bardağı hindistan cevizi rendesi1/2 su bardağı ince çekilmiş fındıkYapılışı:Fırınımızı 180 dereceye ısıtalım. Yumuşamış yağı, şekerle birlikte 4-5 dakika çırpalım. Karışım krema kıvamına gelmeli. İçine teker teker yumurtaları kıralım, her sef[...]



Geleneksel Un Kurabiyesi

2009-07-25T16:15:53.704+08:00

Hepinize merhaba! Bu kurabiyeleri iki yıl önce yayınlamıştım ama bugün un kurabiyesi pişiren kayınvalidemin, bu tarifi yaparken önceki verdiği un ölçüsünü yanlış verdiğini gördüm. Gerekli düzeltmeyi koyu renk ile belirttim. Umarım dener ve beğenirsiniz. Bu sefer kesinlikle pastanedekiler gibi üzeri helva gibi ağızda dağılan un kurabiyeleri elde edeceğinizden eminim. Un kurabiyeleri ile ilgili öğrendiğim püf noktası ise un miktarının fazlaca olması. Una fazlasıyla doymuş bir hamurdan elde edilen kurabiyenin pastanedekilerden farklı olması imkansız.Bu arada tatilim bitmek üzere, Çin'e dönüşüme bir hafta kaldı bugünden itibaren. Oraya gittikten sonra sizlerle iletişimim korkarım kesilmiş olacak blogger'a olan kısıtlama nedeniyle. Sizlerle yeni bir adresten görüşmeye başlayacağımı sanıyorum. O zamana dek görüşmek dileğiyle... Tereyağlı Un kurabiyeleriTarif kayınvalidemin, bu kurabiyeleri de bizzat kendisi yaptı. Un kurabiyesi bizde çok yapılır. İkramlarımızın vazgeçilmez tatlısıdır. Şekli her zaman "s"şeklinde yapılır. Yerken ağızda dağılan ve yemeye doyulmayan kurabiyelerin sırrı şöyle:1 su bardağı tereyağı (Eritip suyu buharlaştıktan sonra ölçülecek. Örneğin 250 gr. tereyağından 200 gr kadar yağ kalıyor suyu buharlaştıktan sonra. Bunun için tereyağı katı haldeyken 1,5 su bardağı kadar ölçülüp öyle eritilmeli )1 su bardağı pudra şekeri4-5 su bardağı un*Fırın 165 dereceye ısıtılacak.Yapılışı:Tereyağını bir tavada eritin, fazla suyu buharlaşana kadar 20 dakika kadar kaynatın. Bir köşede soğumaya bırakın. Tereyağına bu işlemi geceden yapıp ağzı kapalı şekilde oda ısısında sabaha kadar bırakabilirsiniz. Soğuyan tereyağını varsa tortularından arındırıp bir kaba alın, pudra şekerini ekleyin, tereyağı neredeyse beyazlayana kadar mikserin en düşük derecesinde çırpın. Daha sonra unu her seferinde birer bardak olarak ekleyerek elinizle yoğurmaya başlayın. Hamuru biraz uzunca süre yoğurmalısınız ki yağ ile iyice özleşsin. Hamuru en az 1 saat dinlenmeye bırakın. Daha sonra hamuru istediğiniz büyüklükte ve şekilde şekillendirin, yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine aralıklı olarak dizin. Isınmış fırında beyaz olarak pişirin. (Pembeleşmeden fırından almalısınız)Afiyet Olsun!*Not: Bu sabah un kurabiyelerini kendim denedim tekrar. Tereyağını 15-20 dakika kadar kaynatıp ılınmaya bıraktım. İyice ılınınca pudra şekerini ekleyip mikserle 2-3 dakika çırptım. Azar azar un ekleyerek yoğurdum. 3,5 su bardağı un koydum toplamda. Hamurun kıvamı artık ele yapışmaz durumda oluyor. Yalnız yoğurma işlemine yarım saat devam ettim. Sonlara doğru hamur daha çok yumuşuyor el ısısından. Daha fazla ekleseydim de sanırım dağılırdı. Sizler yaparken verdiğim un miktarını toptan hamura eklemeyin, azar azar ilave edin. Kayınvalidem bu hamuru en az bir saat yoğuruyor; geleneğinin böyle olduğunu söylüyor. Daha çok yoğurulan hamur daha çok un kaldırıyormuş. Bence benim yaptığım miktar ve şekil de yeterli. Sanırım bir daha kendim denemediğim tarifi vermeyeceğim :)[...]



Yaz geldi, ara zamanı...

2009-05-22T18:21:07.757+08:00

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba hepinize. Arayı bu kadar açmamın sebebi öncelikli olarak tembeliğim olsa da, bir süredir Çin'de blogger'ın kapatılmış olması nedeniyle bloguma da giremiyorum. Şu satırları "gizli sörf" sayesinde yazabiliyorum ama onda da pek çok fonksiyon kullanılamıyor. Tekrar açılacağı günün ümidiyle şimdilik ara vermeye karar verdim.Önümüzdeki günlerde iki şehirlik Çin turu yapacağız ve Çin'in en güzel doğalı mekanlarından birine gideceğiz. Link veremiyorum, kullanılamıyor çünkü; ama "Guilin" diye google'ın görseller kısmında araştırma yaparsanız nasıl bir yer olduğu hakkında fikriniz olabilir. Türkiye'ye gittiğimde umarım oradan sizlerle paylaşma imkanı bulurum.Oradan dönüşte üç gün sonra kısmetse Türkiye'ye dönüyorum, şimdiden deli gibi heyecan sardı, eşimsiz ilk yolculuk denemem olacak bu benim. Umarım sorunsuz bir şekilde halledebilirim.Son günlerde neler yaptığımı da paylaşmak istiyorum sizinle. Mesela diyetimin ne durumda olduğunu. Sevgili Mehtap sağolsun, toplamda 3 kilo vererek amacıma ulaştım ama en güzeli sizlerle bir sır paylaşacağım. Ömrüm boyunca düz bir karın hayali kurdum. Denemediğim yöntem kalmadı bunun için. Bundan bir kaç yıl önce internetten bir kitap sipariş etmiştim ama çok az bir denemeden sonra fırlatıp bir kenara atmıştım. 3 haftadır bu kitabı yeniden uygulamaya başladım ve karnımda 9 cm.lik bir incelme oldu, belim ise 8 cm. daha ince. Bu kitap bir mucize, aynen yazarın söylediği gibi bir kaç haftada karnım dümdüz oldu. Bu kitabı size tavsiye etmekten çekinmiyorum, bilinen doğruların aksine, karnım hiç acımadan, günde sadece iki sefer olmak üzere 15 dakikayla başardım bunu. Kitabın adı: "Düz bir karına sahip olmak" yazarı ise "Odile Payri". Google'da araştırın, bulacaksınız. Üstelik fiyatı 10 ytl'den az.Biliyorum ortaya karışık bir yazı oldu bu, bu aralar yaptıklarımdan da örnek vermek isterim, örneğin Dilekciğim'in su böreğini yaptım ve öyle güzel anlatmıştı ki sayesinde su böreği delisi eşimden tam not aldım. Link veremiyorum demiştim, adresi şu: incisi.blogspot.com.Sonra bir gün lahmacun denemek istedim, o da harika oldu, bu tarif de Salihacığım'dan, adresi ise şu: binbircesni.blogspot.com/ Her iki arkadaşıma da garantili tarifleri için teşekkürü borç bilirim. Başka arkadaşlarımdan da yaptım bir kaç ana yemek ama aklıma gelmiyor şimdi hangisini kimden aldığım, onlar da harikaydılar.Bu arada pek çok kez misafir ağırladım, pastalar, turtalar, poğaçalar, kurabiyeler yaptım, diyetle nasıl hallettin diye sormayın malesef bolca da yedim. Ama tüm bu tarifler de blogumda yer alanlardan olduğu için yayınlamadım.Çin'de ise hayat tam hızıyla devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda iki sefer hastanelik oldum böcek sokmalarından, bir sefer fil gibi şişmiş ayaklarımdan yürüyemedim. Bir seferinde de sağ kol ve bacağım üç yerden sokularak birer patatese dönüştüler. Neler oldu ne siz sorun ne ben söyleyeyim; sadece bahçeme çıkmaya korkuyorum artık diyeyim siz anlayın. Bunlardan hariç bol bol dışarı çıktım bu aralar, pek çok gözlemimle beraber ilginç tecrübelerim de oldu. Örneğin bir gün evimin önünde düğün fotoğrafları çekildi, tabii ben de makinemi çalıştırdım onlarla beraber. Buraların adetlerinden birisi de bu dü[...]



Noodle'ların Kralı: Chao Mian-Kızarmış Noodle

2015-11-29T07:52:21.291+08:00

Çin mutfağını börtü-böcek sananların yanıldıklarını anlamaya başlamışsınızdır eminim. Bu mutfak keşfedilesi lezzetlerle dolu. Her bir restoran deneyimimizden sonra en az bir harika tadı daha damağımıza katmış olarak kalkıyoruz sofralardan. Ben de pek çoğunu devam eden günlerde evde deneyerek aynı tadı yakalamaya çalışıyorum ki dönüşümüze de arada pişirip hasret giderebilelim.Bu seferki lezzetleri tanıtmadan önce bu sıralar okuduğum Ejder Şahlanıyor adlı kitaptan çok etkilendiğim bir kısmı aktarmak istiyorum sizlere. Çin'i gerçekten en iyi tanıtan kitabın (Kastım Türkçe'ye çevrilmiş olanlardan) bu olduğunu güvenle söyleyebilirim. Bugüne kadar okuduğum Çin'le ilgili hiç bir kitap bana burasının gerçekte ne olduğunu anlatamamıştı.Kitapta Çin'in tarihçesinden başlayarak, neden bir ekonomi devi haline geldiği, kültürel devrim, tek çocuk politikası hakkında edinebileceğiniz engin bilgilerle beraber, satır aralarından çıkararak; yemek kültürünün neden şimdiki durumunda olduğunu da öğrenebilirsiniz.Çin'de neden hemen herşeyin yendiğini, bazı yiyeceklerin, yıllar öncesi çekilen açlıktan gelen alışkanlıklardan olduğunu çok iyi anladım. İnsanlar savaş sırası ve sonrası, devletin yüzde yüze varan tahıl vergileri nedeniyle o kadar aç kalmışlar ki, karınlarını doyurabilmek adına yemedikleri şey kalmamış. Üstelik kültür devrimi esnasında evlerde yemek pişirmek bile yasakmış. Gizlice yapanlar ağır cezalara maruz kalıyorlarmış, yemeklerini devletin belirlediği aşevlerinde yiyorlarmış, onu da bulabilirlerse tabii. O zamanlar çekilen acıları kitaptan yaptığım şu alıntıyla ifade edebileceğimi düşünüyorum:.........Chu ailesinin ak saçlı, kamburu çıkmış büyükannesi o günleri tüm canlılığıyla hatırlıyordu."Kabak kökleri ve yaprak yemek zorundaydık. Ailemiz gizlice sebze yetiştirerek kurtuldu," dedi. "Çoğu yerde halkın yüzde 30'u öldü. Her aile birilerini kaybetti. Bir sürü kız öldü ve çok insan uzaklara kaçtı. Ortadan kayboldular ve uzun yıllar boyu geri dönmediler. Bu yol üzerinde, yiyecek bulunur umuduyla Fengyang'a ulaşmaya çabalarken ölen çok kişi gördüm. Yere düşüyorlardı ve kalkıp devam edecek halleri yoktu."..........Çin'de günümüzde kullanılan "ni hao" yani merhaba kelimelerinin asıl anlamını anlatmıştı Çince öğretmenim. "Sen iyi misin-merhaba" demek diye bildiğimiz bu sözler, aslında "bugün bir şey yedin mi" anlamına geliyormuş. Burada ellerinden geldiğince sebzelerin-meyvelerin her kısımlarının, hayvanların her bir uzuvlarının yenmesi, ziyan etmeden doyabilme kaygısından ileri geliyor. Buna sonuna kadar saygı duyuyorum, elbette kendi seçimlerim ise kendi alışkanlıklarıma dayanarak sürmeye devam ediyor ;)Buraya başka bir konuda not düşmek istiyorum hemen, Çin'de sebze deyince aklınıza gelebilecek sebzelerden hariç, inanılmaz çeşitlilikte otlar var. (Tijen, kulakların çınlasın.) Her markete gidişimde o reyondan geçerken içimi çekiyordum, keşke nasıl yapıldığını bilseydim diye; dün yardımcıma söyledim, bundan sonra haftada 1-2 sefer alıp pişirteceğim ve sizlerle paylaşacağım. Biliyorum oralarda bulamayacaksınız belki ama fena mı, pek çok da yeni bilginiz olacak otlara dair. Henüz pişirmediğim bir tanesi var [...]