Subscribe: Mutfak Canavarı
http://mutfakcanavari.blogspot.com/feeds/posts/default
Added By: Feedage Forager Feedage Grade B rated
Language: Turkish
Tags:
adet  bir  daha  ekleyin  ile  için  kadar  kaşığı  küp  pişirin  sonra  yemek kaşığı  yemek  çok  üzerine 
Rate this Feed
Rate this feedRate this feedRate this feedRate this feedRate this feed
Rate this feed 1 starRate this feed 2 starRate this feed 3 starRate this feed 4 starRate this feed 5 star

Comments (0)

Feed Details and Statistics Feed Statistics
Preview: Mutfak Canavarı

Mutfak Canavarı



Ana Yemekler,Salatalar,Ekmekler,Tatlılar,Tuzlular,Hamur İşleri,Zeytinyağlılar,Kekler,Kurabiyeler



Updated: 2018-04-10T13:56:00.813+02:00

 



Yoğurtlu Cheesecake

2013-01-20T21:40:00.887+01:00

(image)

Memlekette ikinci cheesecake denemesi başarı ile sonuçlandı. Geçen hafta hazır bir tarifi deneyerek pişirmeye çalıştığım zavallı cheesecake, vişnelerin sularını salmaları sebebiyle yenmeyecek kadar kötü olup çöp tenekesini boylayınca kendi tarifimi ortaya çıkarmak şart oldu. İçindekileri tamamen içimden geldiği gibi belirledim. Sonuç ise gayet başarılı oldu. Ancak belirtmekte fayda var Türkiye'de satılan cheesecakelerden biraz daha katı bir kıvamı var. Alman Kaesekuchen'ı andırıyor. Ben böylesini daha çok seviyorum.

Malzemeler:

Tabanı için:
1 paket Burçak yulaflı
50 gr eritilmiş tereyağ
1/2 yemek kaşığı limon suyu

Dolgusu için:
2 paket krem peynir (Trakya çiftliği kullandım)
3/4 su bardağı yoğurt (Tikveşli altın kaymak kullandım)
3/4 su bardağı toz şeker (150 gr)
1 paket vanilya aroması ya da premium vanilya
1 yemek kaşığı limon suyu
2 adet yumurta
2 tepeleme yemek kaşığı un (30 gr)

Yapılışı:
Bisküvileri bir poşete doldurup avucunuzun içiyle ufalayın. Bisküvileri bir kaba alın üzerine eritilmiş ve ılıtılmış tereyağı ekleyin. Limon suyunu da ekleyin ve iyice karıştırın. Yağlı kağıt serilmiş 18cm.lik kelepçeli kalıbın tabanına karışımı koyun, kaşığın tersiyle bastırarak bütün tabana yayın. Donması için buzluğa kaldırın.
Dolgu malzemesi için peynir ve yoğurdu bir kaba alın üzerine toz şekeri ilave edin ve mikserle pürüzsüz bir kıvam alana kadar çırpın. Üzerine vanilya aromasını ve limon suyunu ekleyin karıştırın. Yumurtaları teker teker ekleyin ve karıştırmaya devam edin. Son olarak karışıma unu eleyin. Pürüzsüz olana kadar karıştırın. Kalıbı buzluktan çıkarın ve karışımı ekleyin. Kek kalıbının tabanını tezgaha vurun bu şekilde kalan hava kabarcıklarından kurtulun. Önceden ısıtılmış fırında 170 C de 45 - 60 dk pişirin.

Cheesecake oda sıcaklığına geldikten sonra buzdolabına kaldırın. Eğer sabrederim diyorsanız ertesi gün yemenizi tavsiye ederim. Üzerinde çilek, frambuaz, böğürtlen gibi meyvelerle süsleyebilirsiniz.

Afiyet olsun.



Muzlu Kek

2013-01-22T13:43:42.174+01:00

(image)

Uzun zamandır ortalardan kaybolmamın sebebi sadece vakitsizlik. Yeni tarifler denemek için haftasonlarım var evet ama o zamanlarda da vaktimi gezerek geçirmeyi tercih ediyorum. İstanbul'a hala doyamadım. Trafik kabusu yüzünden zaman zaman "bu şehirde yaşanmaz" desem de boğazı ve denizi gördüğümde sinirim uçup gidiveriyor :)

Gelelim tarife...Daha önce bir kaç kez muzlu kek denemem olmuştu. Ne yazık ki her deneme hüsranla sonuçlanıp zavallı kekler çöp tenekesini boylamıştı. İş arkadaşım "muzlu kek yapıp getireceğim yarın" dediğinde. "Ayy ben hiç sevmem muzlu kek" diye tepki göstermiştim. Ertesi gün keki denediğimde bugüne kadar denemiş olduğum keklerin neden başarısız olduğunu anladım. Muzları ezerek keke eklemek sonucu hüsran yapmıştı. Muzları küp küp keserek keke ekleyince sonuç harika oluyor. Bu kekin bir diğer püf noktası da keke karbonat eklemek. Kabartma tozu ile aynı sonucu vermiyor.

(image)

Bu tarifi ikinci yapışım. İki deneme de gayet başarılı. Kesinlikle tavsiye ederim. Büyükler kadar çocukların da bayılacağına şüphem yok :)

Malzemeler:

1 su bardağı = 200 ml

3 adet yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 paket vanilya
1 su bardağı süt
3/4 su bardağı sıvı yağ (çiçek yağ kullandım)
1 paket bitter çikolata (80 gr)
2 su bardağı + 2 dolu yemek kaşığı un
1 paket karbonat
2 dolu yemek kaşığı kakao
2 ya da 3 adet iri muz

Yapılışı:

Yumurta, toz şeker ve vanilyayı şeker eriyene kadar çırpın. Üzerine süt ve sıvı yağı ekleyip çırpmaya devam edin. Daha sonra karışımın üzerine eritilmiş ve ılıtılmış bitter çikolatayı yavaş yavaş ekleyin, bir taraftan da karıştırmaya devam edin. Son olarak un, kakao ve karbonatı karışımın üzerine eleyin. Mikserin düşük ayarı ile un tamamen karışana kadar karıştırın. Çok uzun karıştırmamaya dikkat edin. En son küp küp kesilmiş muzları ekleyin, tahta bir spatula yardımı ile karıştırın. Kek karışımını yağlanmış ve unlanmış kalıba dökün. Önceden ısıtılmış fırında 180C'de 45-50 dk. pişirin. Bir bıçak yardımıyla kekin pişip pişmediğini kontrol edin. Bıçak kekten temiz çıkıyorsa kekiniz pişmiş demektir.

Afiyet olsun.



Çikolatalı Armutlu Puding

2013-01-20T21:13:35.316+01:00

(image)

Hayatımın hızına yetişemediğimden bloguma da hiç vakit ayıramıyorum. Çok sevdiğim mutfağımda bile artık çok kısıtlı vakit geçiriyorum. Türkiye' ye döndükten sonra olan güzel gelişmelerden biri de işe başlamam oldu. Şimdi sabah 7'de çıkıp akşam 19'da eve gelince ancak hızlıca birşeyler yapıp yemeye vakit kalıyor. Haftasonlarımız da hiç boş kalmadığından benim mutfak maceralarım oldukça azaldı tabii.

Bugün denediğim armutlu çikolatalı puding benim armut ve çikolata uyumuna olan özlemimin sonucunda ortaya çıktı. Daha önce denediğim çikolatalı armutlu topkek ve çikolatalı armutlu tartı çok severek yemiştik. Çikolatanın tadını dengeleyen armut ferah bir tat veriyor tatlılara.

Malzemeler: (6 kişilik)

1 su bardağı = 200 ml

700 ml süt (3,5 su bardağı)
1 paket pirinç unu (35 gr)
1,5 yemek kaşığı mısır nişastası
4 yemek kaşığı şeker (isteğe göre artırılabilir)
1 paket vanilya

Çikolatalı sos:
1/2 paket bitter çikolatalı sos
175 ml süt (3/4 su bardağı + 2 yemek kaşığı)

Ayrıca:
1 adet armut
1 tatlı kaşığı tereyağ

Yapılışı:

Bir tencereye süt, pirinç unu, nişasta, toz şeker ve vanilyayı koyun. Orta ateşte devamlı karıştırırak koyulaşana kadar pişirin. Puding kıvamına geldikten sonra 2-3 dk. daha pişirin ve ocaktan alın.

1 adet armutu küp küp kesin. Küçük bir tavaya tereyağı koyun ve eritin. Armutları da ekleyin ve 2 dk. pişirin. Armutlar çok yumuşamamalı.

Çikolatalı sos için yarım paket sosu süt ile bir tencerede karıştırarak pişirin. Koyulaşınca 2 dk daha pişirin ve ocaktan alın.

Pişen armutları çikolatalı sosa ekleyin ve karıştırın.

Pudingleri kaplara paylaştırın ve üzerlerine armutlu çikolata sosunu eşit olarak bölüştürün. Oda ısısına gelince buzdolabına koyun. Soğuduktan sonra servis yapın.



Bulgurlu Zeytinyağlı Semizotu

2013-01-20T21:13:35.310+01:00

(image)

Sonunda telefonumuz ve internetimiz bağlandı, biz de medeniyete kavuştuk. Dün Tuzla' dan organik ürünler standından aldığım çıtır çıtır semizotlarıyla zeytinyağlı bir yemek yaptım. İçine de bulgur attım. Harika bir yaz yemeği oldu.

Malzemeler:

1 büyük demet semizotu
1 orta boy kuru soğan
2 diş sarımsak
2 adet iri domates
3 yemek kaşığı pilavlık bulgur
3 yemek kaşığı zeytinyağ
1 tatlı kaşığı tuz
2 adet kesme şeker
3 yemek kaşığı su

Yapılışı:

Semizotlarının saplarını kesin ve yıkayıp temizleyin. Kuru soğanı ve sarımsakları soyun ve yemeklik doğrayın. Domateslerin kabuklarını soyup küp küp doğrayın. Tencereye zeytinyağı alın hafif kızdırıp içine kuru soğan ve sarımsaklarını ekleyin. Biraz kavurun. Daha sonra domatesleri ve bulguru ekleyin. Bir kaç dakika daha kavurun. Tuzunu ve şekerini ekleyin. Semizotlarını ve 3 yemek kaşığı suyu da ekleyin. Tencerenin kapağını kapatın. Bulgurlar yumuşayana kadar kısık ateşte pişirin. Ilık ya da soğuk olarak yoğurt ile servis yapın.

Afiyet olsun!



Nihayet...

2013-01-20T21:13:35.282+01:00

(image)



Nihayet memlekete kavuştuk...



Yaşadığınız yere ait olma duygusunu hissedemezseniz eğer bir şeyler hep eksik kalıyor. Hayatımın son sekiz senesinde ben bu duygudan yoksun yaşadım. Bir tarafım hep buralardaydı, buralardan kopamadım. Ve nihayet işte memleketimdeyim. Çok mutluyum, çok huzurluyum. Evime, yuvama kavuştum. Hem de dünyanın en iyi insanı, sevgili eşimi de yanımda getirdim :)

Son altı ayda hayatımızda o kadar çok şey değişti ki geriye dönüp baktığımda inanamıyorum. Bazen yaşadıklarımızın mucize olduğunu düşünüyorum. Bize yaşattığı bunca güzellik için tanrıya şükrediyorum.

Bu şehirde nefes aldığımı hissediyorum. İstanbul'u seviyorum...



Yeşil Erikli Yaprak Sarma

2013-01-20T21:13:35.284+01:00

(image)

Dünyanın neresine giderseniz gidin memleketten daha güzel bir yer yok bana göre. Nihayet biz de memlekete dönüyoruz hayırlısı ile. Tabii son haftalar koşuşturma ile geçiyor. Bu yüzden yeni tarif ekleyemedim. Ama hem bu nefis yaprak sarmalara haksızlık olmasın, hem de mevsimi geçmeden yapmak isteyenler olur belki diye tarifi yayınlamak istedim. Tarif sevgili kayınvalidemden. Kaç tane yedim bu sarmalardan bilmiyorum. Tek kelime ile muhteşem olmuşlardı. Kayınvalideme buradan tekrar ellerine sağlık demek istiyorum.

Tarifi mutlaka taze yaprak ile yapmak gerekiyor. Salamura yaprak ile yapmayı denemeyin, aynı sonucu alamazsınız. Taze soğan miktarı sizi korkutmasın, piştikten sonra süper bir tat veriyor ve kesinlikle ağır bir soğan tadı olmuyor.

Şimdilik bana biraz daha müsaade...


Malzemeler:

300 gr taze yaprak
2 su bardağı pirinç
2 demet dereotu
1 kg taze soğan
2 adet kuru soğan
3/4 su bardağı zeytinyağ
2 tatlı kaşığı şeker
2 tatlı kaşığı tuz
3 adet limon suyu
15-20 adet yeşil erik

Yapılışı:
Taze yaprakları iyice yıkayın. Bir tencerede su kaynatın. Bir avuç yaprak alıp kaynar suya atın rengi hemen değişecektir. Yaprakları ters çevirin diğer tarafın da rengi değişince hemen sudan alın (pişirme işlemi toplamda yaklaşık 30 saniye kadar sürüyor). Bu işlemi bütün yapraklar bitene kadar tekrarlayın. Pişen yaprakları bir kenara alın.

İç malzemesi için pirinci ayıklayın. Sıcak ve tuzlu suda 1 saat kadar bekletin. Süzün ve duru su çıkana kadar iyice yıkayın, tekrar süzün. Geniş ve derin bir kaba alın. Taze soğanları ayıklayın ve ince ince kıyın, pirinçlere ekleyin. Kuru soğanları minik minik doğrayın, dereotunu yıkayın ve ince ince kıyın. Bunları da iç malzemeye ekleyin. Toz şekeri, tuzu ve zeytinyağı ekleyin. 3 adet limonun suyunu sıkın ve iç malzemeye ekleyin. Hepsini güzelce harmanlayın.

İç malzemesinden yeteri kadar alarak yaprakların orta yerine yerleştirin ve sarma şeklinde sarın. Tencereye dizin. Üzerine yeşil erikleri ekleyin. Sarmaların en üstüne küçük bir kapak ya da tabak yerleştirin ki pişerken yerinden oynayıp şekilleri bozulmasın. Sarmaların en üst seviyesinden 2 parmak aşağıda olacak şekilde sıcak suyu ekleyin. Tencerenin kapağını kapatın ve kısık ateşte pişirin.

Afiyet olsun!



Limonlu Puding

2013-01-20T21:13:35.287+01:00

(image)

Hafif tatlı deyince aklıma hemen sütlü tatlılar gelir. Bugün de hafif bir tatlı arayışındayken bu tarife rastladım. Evdeki malzemeleri tam olarak kontrol etmeden başladım yapmaya. Sonra fark ettim ki aslında bu puding için en önemli malzemem bitmiş: Vanilya Aroması! Daha önce de bahsetmiştim vanilya çubuğu hiç almadım, paraya kıyamıyorum evet bu konuda cimriyim, kabul :) Vanilya çubuğu yerine kullanılabilecek Dr. Oetker'in gerçek vanilya çubuğundan üretilmiş bourbon vanilya aroması var. Ben çok memnunum. Bu ürünü bulabilirseniz mutlaka alıp denemenizi öneririm. Muhteşem bir tat ve aroma katıyor tatlılara, keklere, pastalara. Tabii ben bugün bu mis kokudan mahrum kaldım ama onun yerine limon kabuğu kullanarak yine aromalı bir pudinge sahip oldum. Böyle de gayet güzel oldu. İlk fırsatta vanilya aroması alıp bir de öyle deneyeceğim. Bu pudingte un olmadığı için kıvamı biraz daha gevşekçe bu da yediğinizde daha hafif bir tat almanızı sağlıyor.


Malzemeler:

1 cup = 240 ml

3 1/2 cup light süt
1/3 cup ve 3 yemek kaşığı toz şeker
1/4 cup mısır nişastası
bir fiske tuz
2 yumurta ve 1 yumurta sarısı
1 adet limonun kabuğu
1 yemek kaşığı tereyağ

Yapılışı:

Isıya dayanıklı bir kapta yumurtaları, nişastayı, tuzu, 1/3 cup toz şekeri ve 1/2 cup sütü bir çatal yardımıyla çırpın. Bir tencereye sütün geri kalanını (3 cup) ve 3 yemek kaşığı toz şekeri ekleyin. Orta ateşte pişirin. Kaynamaya başlayınca ateşten alın. Sıcak olan sütü yavaş yavaş yumurtalı karışıma ekleyin ve bu sırada sürekli karıştırın ki yumurtalar pişmesin. Bu karışımı tekrar tencereye alın ve orta ateşte koyulaşana kadar karıştırırak pişirin. Kaynamaya başladıktan 2 dk. sonra ateşten alın. İçine tereyağ ve limon kabuğunu ekleyin ve karıştırın. Kaselere bölüştürün. Oda sıcaklığına gelince buzdolabına koyun ve soğuyana kadar dinlendirin. Üzerini istediğiniz meyve ile süsleyerek servis yapın.

Afiyet olsun!

Tarif uyarlama : Joy of Baking



Tavuklu Patlıcan Yemeği

2013-01-20T21:13:35.291+01:00

(image)

Biliyorum pastalar çok daha fotojenik, biliyorum pastalar çok daha çekici. Ama başımıza ne geliyorsa hep o pastalardan gelmiyor mu? :) En büyük suç ortaklarımız değil mi pastalar, tatlılar? Hazır bahar da gelmişken neden biraz hafiflemeyelim? Yoksa siz hala sağlıklı beslenmeye başlamadınız mı? Olsun hiç bir zaman geç değil. Kendinizi hazır hissettiğiniz an doğru andır. Ben bir süre daha hafif yemekler, salatalar ve belki de az kalorili tatlılar üzerine denemeler yapacağım. Beğendiklerimi de sizinle paylaşacağım. Şimdilik bir süre daha tatlılardan uzak durmamız gerekiyor. Yemek ve salatalarla idare edeceğiz artık :)

Malzemeler: (2 kişilik)

2 adet patlıcan
2 yemek kaşığı zeytinyağ
1 adet tavuk göğsü
2 adet domates
1 adet kuru soğan
2 diş sarımsak
tuz
karabiber
kekik

Yapılışı:

Patlıcanları alacalı soyun. Küp küp doğrayın. Acısı çıksın diye biraz tuzlu suda bekletin.(Benim patlıcanlarım acı olmadığından bekletmedim). Suyunu süzün. Tekrar sudan geçirip süzün ve kuruması için kağıt havlu üzerine serin. Bir tencerede bir yemek kaşığı zeytinyağı orta ateşte kızdırın. Patlıcanları tencereye alın ve ara ara çevirerek yumuşayana kadar kızartın ve yumuşayınca bir tabağa alın. Tencereye geri kalan bir yemek kaşığı zeytinyağı ekleyin, ısınınca yemeklik doğranmış kuru soğanı ve sarımsakları ekleyin. Bir kaç dakika kavurun. Soğanların üzerine küp küp doğranmış tavuk göğüslerini de ekleyin ve renkleri dönene kadar karıştırarak pişirin. Daha sonra kabuğu soyulmuş ve küp küp kesilmiş domatesleri ve patlıcanları ekleyin. Bir türk kahvesi fincanı sıcak suyu da ekleyerek kapağı kapatın. 15-20 dk. çok kısık ateşte pişirin. Ateşten almadan 5 dk. önce baharatlarını eklemeyi unutmayın.

Afiyet olsun!



Beyaz Peynirli Patlıcan Salatası

2013-01-20T21:13:35.322+01:00

(image)

Bahar nihayet buralarda da yüzünü göstermeye başladı. Belki benim gibi hafiflemek isteyenler vardır diye bugün öğle yemeği olarak yediğim bu güzel salatayı sıcağı sıcağına sizinle paylaşayım istedim. Çok hafif, çok lezzetli, çok da pratik bir salata oldu.

Malzemeler: (2 kişilik)

2 adet patlıcan (çok incelerse 3 adet)
2 yemek kaşığı zeytinyağ
7-8 adet cherry domates
2 adet közlenmiş kırmızı biber
yarım demet maydanoz
1/2 limonun suyu
tuz
karabiber
sarımsak (isteğe bağlı)
beyaz peynir

Yapılışı:

Patlıcanları alacalı olarak soyun. Küp şeklinde minik minik doğrayın. Zeytinyağı tavaya alın, kızdırın ve patlıcanları yumuşayana kadar orta ateşte kızartın. Patlıcanlar yumuşayınca soğumaları için bir kaba alın. Patlıcanlar soğuduktan sonra biraz tuz ve karabiber ile karıştırın. Üzerine ortadan ikiye kesilmiş domatesleri, küp küp kesilmiş közlenmiş biberleri ve ince kıyılmış maydanozları ekleyin. Limon suyu ve isterseniz ezilmiş sarımsağı ekleyin. En az yarım saat buzdolabında bekletin ki lezzeti iyice otursun. En son küp küp kesilmiş beyaz peyniri de ekleyip kızarmış ekmek eşliğinde servis yapın.



Tek kişilik pastalar

2013-01-20T21:13:35.320+01:00

(image)

Bu tek kişilik pastaları geçen haftalarda yapmıştım. Yaparken o kadar çok çikolata yedim ki artık çikolata görmeye tahammülüm kalmadı ve en sonunda da rejime başladım! İyi ki yapmışım yani bahanem oldular :) Bu sefer kek olarak pandispanya hamuru kullandım. Pandispanya hamurunun kıvamını ne kadar unutmuş olduğumu farkettim. Çünkü benim pastalar için kullandığım kekler çok daha yoğun oluyor, öylesini daha çok seviyorum. Ama bu klasik pandispanya tarifi çok basit ve süper sonuç veriyor. Her türlü kremalı pasta için kullanılabilecek bir tarif. Ara malzemesini vermiyorum çünkü ben çikolatalı ganajı meyvesiz kullanmıştım, bana oldukça ağır geldi. Benim tavsiyem ara kata krem şanti tarzında daha hafif bir krema kullanmak ya da ganaj kullanacaksanız meyve eklemesi yaparak tadı dengelemek. Üzerini ise burada tarifini vermiş olduğum çikolatalı ganaj ile kaplama yapılarak süsleyebilirsiniz.

Pandispanya için Malzemeler: (4 adet pasta için)

2 adet iri yumurta (sarısı beyazı ayrılacak)
5 yemek kaşığı toz şeker
1 paket premium vanilya
4 hafif tepeleme yemek kaşığı un
1 tatlı kaşığı kabartma tozu

Yapılışı:

Bir kapta yumurta sarıları, toz şekeri ve vanilyayı şeker eriyene kadar çırpın. Daha sonra üzerine unu ve kabartma tozunu ekleyerek çırpmaya devam edin. Oldukça koyu bir hamur olacak. En son ayrı bir kapta katılaşana kadar çırptığınız yumurta beyazlarını da ekleyin. Bir spatula yardımı ile karışıma iyice yedirin. İyice karıştıktan sonra yağlı kağıt serdiğiniz 22x32 cm ölçülerinde ya da buna yakın ölçülerde bir tepsiye yayın. Karışımı çok ince yaymaya çalışın, yeterince kabarıyor merak etmeyin. Önceden ısıtılmış fırında 180 Cde 12-15 dk kadar ya da üzeri çok hafif kızarıncaya kadar pişirin. Pandispanya soğuduktan sonra bir bardağı ters çevirip bıçak yardımıyla pandispanyadan 8 adet yuvarlak kesin. Bir adet pasta için ilk yuvarlağı koyun üzerine istediğiniz krema ve meyve ile süsleyin diğer yuvarlağı kapatın. Pastanın en üzerini istediğiniz gibi süsleyin.

Afiyet olsun!



Zeytinyağlı Kuru Patlıcan Dolması

2013-01-20T21:13:35.330+01:00

(image)

Bu yazıyı kaç gündür yazıp yazıp siliyorum bilmiyorum. Güneşli günde hazırlayıp fırtınalı günde yayınlamak olmayacağında yeni baştan yazdım günlerdir. Sonunda bugün yani güneşli ve mutlu bir günde yayınlıyorum bu yazıyı. Belki duymuşsunuzdur haftasonu buralarda fırtına vardı. Bizim nehir yürüyüş yoluna taştı ki normalde en az 30 cm aşağıdadır. Rüzgar hiç durmadı, biz de evden çıkmadık böyle olunca. Bugün nehir yine yüksek ama rüzgar yok, güneş var.

Güneşi seviyorum. Pırıl pırıl parlarken güneş, benim de içim içime sığmıyor :) Kışın nihayet bitmesine seviniyorum çok. Üzerime yapışmış kilolardan kurtulmalıyım diyerek (geçen bahar verdiklerimin hepsini yavaş yavaş geri aldım pasta, börek, çikolata yemekten) dün itibariyle sağlıklı beslenmeye başladım! Kendimi şimdiden kuş gibi hissediyorum. Buna karar vermek bile büyük bir başarı. Ben karar vermek için boğazıma kadar çikolata içinde yüzmeliymişim. Geçen gün çikolatalı pasta yapacağım derken öyle çok yemişim ki uzun süre çikolata filan göresim yok! 2 hafta sonra gideceğim pralin kursundaki çikolatardan da yemeyeceğim şimdiden karar verdim. En fazla 1 tane tadabilirim o kadar.

Dün alışverişe çıkıp buzdolabını sebze ile doldurdum. Bir süre buralarda pasta, dolma göremezseniz şaşırmayın. Bilin ki yemediğim için yapmıyorum :)

Bu dolmaları ise geçen haftalarda yapmıştım.

Malzemeler:

12 adet kuru patlıcan
1.5 su bardağı pirinç
3 adet orta boy kuru soğan
4 diş sarımsak
1 türk kahvesi fincanı zeytinyağ
1 dolu yemek kaşığı domates salçası
1 dolu yemek kaşığı biber salçası (isteğe göre acı ya da tatlı)
1 tatlı kaşığı nar ekşisi
1/2 limonun suyu
1 tatlı kaşığı karabiber
1 yemek kaşığı nane

Yapılışı:

Pirinci bir kaba alın. Üzerine tuz ve kaynar su ekleyin. 15-20 dk. bekletin, yıkayın ve süzün. Diğer tarafta kuru patlıcanları yumuşayana kadar 10 dk kadar kaynatın. İç malzemesi için kuru soğanı ve sarımsağı rondodan geçirin ya da ince ince kıyın. Bir tavaya zeytinyağı koyun, zeytinyağ ısınınca içine soğan ve sarımsakları ekleyin. Yumuşayana kadar kavurun. Üzerine salçaları ekleyin. Bir kaç dakika da böyle kavurun. En son piriçleri, baharatları ekleyin. Bir kaç kez çevirin ve ocağın altını kapatın. Nar ekşisi ve limon suyunu ekleyin. İç malzeme biraz ılınınca kuru patlıcanlara doldurun. Patlıcanların üzerinde biraz boşluk kalsın ki pişince pirinçler taşmasın. Patlıcanları sıkı bir şekilde tencereye dizin üzerlerini geçecek kadar sıcak su koyun. Pirinçler yumuşayana kadar pişirin. Soğuyunca servis yapın.

Afiyet olsun!



Muzlu, Frambuazlı ve Ispanaklı Pasta

2013-01-20T21:13:35.332+01:00

Bugün nihayet haftalardır yüzünü göstermeyen güneş ortaya çıktı. Bu sayede bana da uzun zamandır uğramayan ilham perisi uğradı. Bu aralar aklım o kadar karışık ki hiç bir şeye tam olarak konsantre olamıyorum. Hayatımızla ilgili vermemiz gereken çok önemli bir karar var. Önümüzde uzanan iki yol... Birisi durgun akan bir nehir gibi. Sakin ve dingin. Bir kayığa binmiş gidiyoruz, kürek çekmemize bile gerek yok. Nehir öyle durgun, öyle sakin akıyor ki bazen nereye gidiyoruz diye düşündürüyor insanı. Aynen şimdi olduğu gibi. Diğeri ise dalgalı bir deniz, kocaman. Biliyoruz o denizde kürek çekmeliyiz, bazen de dalgalara karşı savaşmalıyız. Ama işte o denizi geçmeyi başarırsak okyanusa açılabiliriz, hayatımızda istediğimiz pek çok şeyi gerçekleştirebiliriz. Şu anda ikimiz için de denize açılmak en hayırlısı gibi görünüyor. Korkularımız, endişelerimiz yok mu? Tabii ki var. Her büyük değişiklikte olduğu gibi. Ama gönülden inanırsak her şeyin güzel olacağına, güzel olur herşey biliyorum, biliyoruz...Güneşi görünce her zaman keyiflenirim. Keyifliysem mutfağa girip güzel şeyler yapmak isterim. Bugün de pasta yapmak istedim ve aklıma uzun zaman önce yaptığım ıspanaklı pasta geldi. Pastayı sevgili Ayşe'den esinlenerek yapmıştım. Bugün yine aynı pastayı yaptım. Yaparken de çok keyif aldım.Malzemeler:2 adet yumurta150 gr toz şeker1 adet vanilya50 ml ıspanak püresi 3 yemek kaşığı zeytinyağ3 yemek kaşığı süt150 gr un1 tatlı kaşığı kabartma tozuİçi için:200 ml sıvı krema3 yemek kaşığı pudra şekerivanilya aromasımuzböğürtlenSüsleme için:150 gr bitter çikolataYapılışı:Yumurtaların sarılarını ve beyazlarını ayırın. Yumurta beyazlarını bir fiske tuz ile katılaşana kadar çırpın. Ayrı bir kapta yumurta sarıları, toz şeker ve vanilyayı şeker eriyene kadar çırpın. Üzerine sıvı yağı ve sütü de ekleyin, çırpın. Yıkayıp ayıkladığınız ıspanağı püre olana kadar rondodan geçirin. (Ben donmuş ıspanağı önce pişirdim sonra püre yaptım). Ispanak püresini kek karışımına ekleyin ve karıştırın. Üzerine unu ve kabartma tozunu eleyin. Tahta bir kaşık yardımıyla dış taraftan ortaya doğru karıştırın. En son olarak da yumurta beyazlarını ekleyin ve yine aynı şekilde tahta kaşık ile yavaşça karıştırın. Yumurta beyazlarının sönmemesine dikkat edin. Yağlı kağıt serilmiş 18 cm.lik kelepçeli kalıba karışımı dökün ve önceden ısıtılmış fırında 180 Cde 35-40 dk. pişirin.Kek fırından çıktıktan sonra soğuması için bekleyin. Soğuduktan sonra kalıptan çıkarıp ortadan ikiye bölün. Eğer kekin üzerinde bombe oluştuysa tıraşlayıp kekin üzerinde düz bir zemin elde edin. İç malzemesi için soğuk sıvı kremayı mikser ile çırpın. Kıvamı koyulaşmaya başlayınca pudra şekeri ve vanilya aromasını da ekleyin. Krema katılaşana kadar çırpın. Sıvı kremayı çok çırpmamaya dikkat edin eğer gereğinden fazla çırparsanız kıvamı bozulur ve yağı ayrılarak işinize yaramaz hale gelir. En iyisi krema katı hale geldiği anda çırpmayı kesmektir.Kekin kesilmiş kısımlarını bir fırça yardımı ile şekerli ve vanilya aromalı su ile, ya da isteğe göre süt ile ıslatın. Fazla ıslatmamaya dikkat edin. Daha sonra alt katın üzerine kremanın 4te 1ini koyun üzerine meyveleri yerleştirin tekrar 4te 1 kremayı meyvelerin üzerine yayın ve diğer katı kapatın. Geri kalan krema ile kekin üzerini ve kenarlarını kaplayın. Buzdolabına kaldırın.Süsleme için bitter çikolatayı benmari usulü eritin. Şeritler halinde kestiğiniz yağlı kağıdı büyük ve düz bir ta[...]



Çikolatalı Toplar

2013-01-20T21:13:35.279+01:00

(image)



Bu aralar içimdeki mutfak canavarı bana yoğun baskı yapmakta. Sürekli yeni bir şeyler deneme peşindeyim. Bunun için de tarif filan olmadan canavarım ne söylerse onu deniyorum. Dün denediğim yumurtasız, yağsız, şekersiz, damla çikolatalı muffinler tam bir hüsran olunca bugün değerlendirilmeleri şart oldu. Evde kalmış keklerinizi değerlendirmek ya da başarısızlıkla sonuçlanmış tariflerinize bambaşka bir görünüm kazandırmak istiyorsanız, bu basit ama bir o kadar da zevkli yeniden dönüşüm projesini uygulayabilirsiniz. Bunun için kesin bir tarif veremiyorum. Keklerin miktarına göre göz kararı sıvı krema kaynatmadan ısıtılacak, bol bitter ya da sütlü çikolata küçük parçalara bölünüp kremanın içinde eritilecek. Bir parça da tereyağ eklenebilir. Bu sıvı karışım ılındıktan sonra ufalanmış kek parçalarıyla buluşacak. Keklerin hepsi bu sıvıya bulanacak ve yapışkan bir karışım olacak. Bir süre buzdolabında bekletilecek ki katılaşıp kolay şekil alabilsin. En son da ufak ufak toplar yapılacak isteğe göre hindistan cevizi, kakao, antep fıstığı ya da içinizden ne geliyorsa ona bulanacak. Buzdolabında bekletildikten sonra afiyetle midelere indirilecek...



Düdüklüde Portakallı Zeytinyağlı Kereviz

2013-01-20T21:13:35.318+01:00

(image)

Dışarıda saatlerdir tipi var. Kaç senedir buradayım böyle bir kış görmedim. Artık bahar gelsin diye dört gözle bekliyorum.

Kış sebzelerinden en sevdiğimdir kereviz. Dün akşam da portakallı kereviz vardı bizim evde. Bu sefer kerevizin saplarını da koydum.

Malzemeler:

1 adet büyük boy kereviz
2-3 adet kereviz sapı
2 adet orta boy havuç
1 adet orta boy kuru soğan
1 çay bardağı taze sıkılmış portakal suyu
1/2 limon suyu
3-4 yemek kaşığı zeytinyağ
1 tatlı kaşığı toz şeker
tuz

Yapılışı:

Kerevizi soyun ve doğrayın. Kereviz saplarını ince ince kıyın. Havuçları da soyup bir parmak kalınlığında kesin. Düdüklü tencereye zeytinyağı ve yemeklik doğranmış soğanı alın. Soğan hafif yumuşayana kadar kavurun. Üzerine kereviz saplarını ve havuçları ekleyin. Bir kaç dakika daha kavurun. En son kerevizleri ekleyin. Bir kaç kez karıştırın. Portakal suyunu, limon suyunu, toz şeker ve tuzu ekleyin. Düdüklü tencereyi kapatın ve ocağı en sıcak konuma getirin. Tencerenin düdüğü ötüp altını kıstıktan sonra 2,5 dk. pişirin. Ben tencerenin buharını boşaltmak için soğuk suyun altına tutuyorum ve buharın tamamı çıktıktan sonra bekletmeden açıyorum.

Not: Düdüklü tencerenin markasına göre pişirme süresi değişebilir. Benim tencerem Fissler Vitavit. Sebzeleri her zaman I konumunda pişiriyorum.



Müslili Kurabiye

2013-01-20T21:13:35.289+01:00

(image)

Şimdiye kadar kaç kez müslili kurabiye denedim ve bir türlü istediğim sonuca ulaşamadım bilemiyorum. Bu aralar yaratıcılığım üzerimde sanırım. Tamamen içimden geldiği gibi yaptım ve bu kurabiyeler nefis oldu. Bu tarifi iki kez denedim. Hatta ikincisinde yağ koymayı da unutmuşum. Ayrıca değişiklik olsun diye bir yemek kaşığı kadar da hindistan cevizi rendesi eklemiştim. İki türlü de çok güzel oldular bence. Kullanılan müsli çeşidi de önemli tabii ki. Benim kullandığım çikolata parçacıklı müsli idi. İçinde yulaf ezmesi, çikolata parçacıkları, çikolatalı pirinç patlağı ve biraz da hurma vardı.

Malzemeler: (15 adet kurabiye için)

1 su bardağı çikolatalı müsli
1 adet yumurta
1 dolu yemek kaşığı bal
1 dolu yemek kaşığı fındık ezmesi (Sarelle kullandım)
3 dolu yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı zeytinyağ
1 tatlı kaşığı kabartma tozu

Yapılışı:

Bir kaba yumurtayı kırın. Üzerine balı ekleyin. Bir çatal yardımıyla çırparak karıştırın. Zeytinyağı ve fındık ezmesini de ekleyin. Hepsi koyu bir kıvam alana kadar çatalla çırpın. Üzerine müsli, un ve kabartma tozunu ekleyin. 2 adet tatlı kaşığı yardımıyla kurabiyeleri yağlı kağıt serilmiş tepsiye yerleştirin. Önceden ısıtılmış fırında 180 Cde 12 dk ya da üzeri hafif renk değiştirene kadar pişirin.

Afiyet olsun!



Alaçatı, İncirli Ev ve Yeni Yıl

2013-01-20T21:13:35.314+01:00

Kasım ayının sonlarına gelmiş olmamıza rağmen hala yılbaşında ne yapacağımıza karar verememiştik. 2009 bizim için oldukça yorucu bir yıl olduğundan kafamızı dinleyebileceğimiz, sakin ve huzurlu bir tatildi gönlümüzden geçen. Bir akşam eşim ortaya Alaçatı fikrini attı. Aslında Alaçatı'ya gitmeyi yazın düşünüp vazgeçmiştik. Alaçatı için ön araştırmayı yapmıştım yani. Aklımda bir otel de olunca iki gün içinde uçak bileti ve kalacağımız yeri ayarlamıştık bile. Hani bazı tatillerin yeri başkadır ya işte bu tatil de bizim için öyleydi. Alaçatı ve İncirli Ev deyince huzur, dinginlik, muhteşem kahvaltılar, güler yüzler, hoş sohbetler, güneşli günler ve damla sakızlı herşey gelecek aklıma...Aralık ayının son haftası gittik Alaçatı'ya. İzmir'den bindiğimiz otobüs bizi Belediye binasının önünde indirdi. İlk tepkimiz ufak bir şok ve aman Allahım biz nereye geldik oldu. Çünkü sokaklar tahmin ettiğimizden daha da boştu. Bavullarımızı tekerleye tekerleye kalacağımız otel olan İncirli Ev'e vardık. Otel tam da tahmin ettiğimiz gibiydi.  Güleryüzle karşılandık. Kocaman ve zevkle döşenmiş odamızda kendimizi evimizde kadar rahat hissedeceğimizi hemen anladık. Eşyalarımızı bırakıp büyük bir heyecanla meydana indik. Sezon olmadığından bir de hafta içi olduğundan sokaklar bomboş ve restauranların büyük kısmı kapalıydı (haftasonu daha fazla seçenek varmış meğer). Biz nerede yemek yiyeceğiz, eyvah diyerek panik halinde otele geri döndük. Alaçatı'da oteller sadece konaklama ve kahvaltı olarak çalışıyor. Yani öğle ve akşam yemeklerini dışarıda yemek durumundasınız. Eee bizim için de yemek ne kadar önemli tahmin edersiniz :) Resepsiyondaki sevgili Hüseyin'e derdimizi anlatınca, o güleryüzüyle ve sakinliğiyle bizi de sakinleştirdi. Yemek yiyebileceğimiz yerleri anlattı. Yükselmiş morallerle tekrar çıktık. Daha bir alıcı gözüyle baktık etrafımıza. Ve yine bomboş olan bir restauranta girip yemeklerimizi ısmarladık. Ve muhteşem bir yemek yiyince keyfimiz tamamen  yerine geldi. İyi ki gelmişiz demeye başladık ve tatilimiz boyunca da Alaçatı'da olmaktan çok keyif aldık.Ertesi sabah kalktığımızda mükemmel bir kahvaltı bizi bekliyordu. Ama gelin görün ki ben koskoca 8 gün boyunca bir gün olsun akıl edip de kahvaltıda makinemi yanıma almamışım. Oysa sevgili Hayriye'nin elinden çıkmış, minicik çiçeklerle süslenmiş omletlerin fotoğrafını çekmeyi ne kadar isterdim. Hele İncirli Ev' in babası Osman Bey' in güneşte kurutarak özel olarak hazırladığı birbirinden lezzetli onlarca çeşit reçele ne demeliydi? Ne yapalım bir dahaki sefere diyelim :) Neyse ki kahvaltıdan sonra karnım doyup keyfim iyice yerine geldikten sonra bir kaç fotoğraf çekmeyi akıl edebilmişim...Alaçatı'nın her köşesi ayrı güzel...Yılbaşında ise kardeşim ve eşinin de bize katılmasıyla iyice keyiflendik. Bize özel hazırlanmış sofrada keyifle lezzetli yemeklerimizi yerken, kırmızı şaraplarımızı yudumladık. Ana yemeğin yanında sunulan İncirli Ev'in annesi Sabahat Hanım'ın hazırlamış olduğu yeşil domates ve elmalı chutney o kadar güzeldi ki ben kendimi kaybedip koskoca tabağın neredeyse hepsini tek başıma yedim. Sonunda midem yanmaya başlayınca içindeki sirke miktarının hiç de az olmadığını anladım. Ayrıca chutneyin et yemeklerinin yanında sos olarak yenilmesi gerektiğini, ana yemek gibi sınırsızca yenilemeyeceğini de tecrübeyle öğrenmiş oldum. Bunca güzel yemek sonunda eşimin tavsiyesiyle[...]



Lavaşta Sebzeli Köfte

2013-01-20T21:13:35.312+01:00

(image)

Herkesin yeni yılını kutluyorum. Umarım bu yıl bütün hayallerinize ulaşacağınız, çok güzel bir yıl olur. Biz bu sene yeni yılı Alaçatı'da karşıladık. Çok ama çok güzel bir tatildi. 2010'a sağlıkla, huzurla ve mutlulukla girdik. Bizim için pek de kolay geçmeyen 2009'a bye bye yaptık.

Yakında Alaçatı'yla ilgili yazılar da gelecek. Ama önce dün akşam bir anda ortaya çıkan bu köfte tarifinden bahsedeyim. Sebze çorbasından arta kalmış sebzeler... Buzluktaki kıyma... Minik köfteler yapıp çorbaya mı atsam? Yoksa minik köfteler yapıp ayrı servis mi yapsam? Yoksa elimdeki sebzeleri değerlendirip yeni bir şeyler mi denesem? Aklımda bu fikirler uçuşurken sebzeleri minik minik doğramaya başlamıştım bile. Biraz kereviz, biraz havuç, biraz kabak, maydanoz, patates olsaydı iyiydi ama hepsini çorbaya koymuşum. Tatil sonrası ev tam takır kuru bakır. Haftasonu alışverişe gitmek lazım. Neyse patatesi de bir dahaki sefere koyarız diyerek bir kuru soğanı da rendeledim. Evde galeta unu da kalmamış ee ne yapalım irmik koyalım. İnce irmiğim var bu iyi. Biraz süt ekleyelim yumuşak olsun. Üzerine mikrodalgada şipşak çözdürülmüş kıymayı ekleyelim. Baharatları ekleyelim. Tuz, karabiber, kimyon, biraz da kekik. Fırın tepsisine yayayım kolay olsun. Biraz dinlensin buzdolabında. Sonra fırına atalım bir güzel pişsin. Köfte macerasının sonu: mutlu bir eş, gururlu bir Beyza :)

Bu köfte tarifi sebze yemeyen çocuklara için çok uygun diye düşünüyorum. Eğer sebzeler çok farkedilmesin diyorsanız hepsini rendeleyebilirsiniz de. Mutfakta hoşlanmadığım şeylerden biri de sert sebzeleri rendelemek olduğundan ben doğramayı tercih ettim.

Bu köfteyi lavaş içinde servis edebileceğiniz gibi dilimleyerek de servis edebilirsiniz. Ben tarifi göz kararı yaptım ama buraya fikir olması açısından bir tarif yazacağım.

Malzemeler:

300 gr kıyma
1 kuru soğan
1/4 kereviz
1 ince havuç
1 kabak
1 küçük patates
1/2 demet maydanoz
2 yemek kaşığı süt
2-3 yemek kaşığı irmik ya da galeta unu ya da bayat ekmek içi
tuz
karabiber
kimyon
kekik

Yapılışı:

Sebzeleri yıkayıp soyduktan sonra isteğe göre minik minik doğrayın ya da rendeleyin. Hepsini bir kaba alın. Üzerine rendelenmiş soğan, kıyma ve diğer malzemeleri ekleyin. Hepsi birbirine karışıncaya kadar yoğurun. Yağlanmış tepsiye yayın ya da köfte şekli vererek yerleştirin. Önceden ısıtılmış fırında 190 C de 30 dk kadar pişirin.

Afiyet olsun!



Hindistan Cevizli Makaron (Kokosmakronen)

2013-01-20T21:13:35.324+01:00

(image)

Buralara da kış geldi. Hem de ne kış! Haftasonu gündüz -10.5 dereyi gördük. Lahana gibi giyinmiş olmama rağmen soğuğa yenik düşüp üşütmüşüm. Neyse ki çok ağır geçirmiyorum. İyice toparlanana kadar evden burnumu çıkarmayacağım dışarı. Hava biraz daha ısındı ama hala eksi derecelerde ve her yer hala bembeyaz.

Böyle havalarda yapılacak en güzel şey kanepenin üzerinde, battaniyenin altında sevdiğiniz bir kitabı okurken sıcak bitki çayınızı yudumlamak. Tabii yanında atıştıracak birşeyler olursa daha da güzel :)

Bu makaronları bugün denedim. Benim gibi siz de makaron yapma özürlüyseniz bu hindistan cevizli makaronlar tam size göre. Hem yapımı çok kolay, hem de çok lezzetliler. Eğer hindistan cevizi tadını da seviyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.

(image)

Malzemeler:

3 adet yumurtanın beyazı
1 fiske tuz
200 gr toz şeker
250 gr hindistan cevizi rendesi
1 çay kaşığı limon suyu

Yapılışı:

Yumurta beyazlarını bir fiske tuz ile katışalana kadar çırpın. Beyazlar katılaşınca üzerine toz şekeri ekleyin ve çırpmaya devam edin. Şeker eridikten sonra hindistan cevizi ve limon suyunu ekleyin ve bir spatula yardımı ile iyice karıştırın. Karışımı 15 dk dinlendirin. Daha sonra dondurma kaşığı ile yağlı kağıt serilmiş tepsiye makaronları yerleştirin. Önceden ısıtılmış fırında 170 C de 20 dk kadar pişirin.

Afiyet olsun!



Elmalı Pay - Apple Pie

2013-01-20T21:13:35.328+01:00


(image)


Evde kalmış ve bozulmaya yüz tutmuş elmaları değerlendireyim diye bu elmalı payı denedim. Bu pay hamuru biraz değişik, amerikan tarzı olarak da geçiyor. Bu aralar ölçüleri hislerime güvenerek yapmayı tercih ediyorum. Neyse ki yine güzel bir kıvam yakalamayı başardım.

1 cup = 240 ml

Malzemeler:

Hamur malzemesi:
1.5 cup un
125 gr tereyağ
2 yemek kaşığı toz şeker
1/2 çay kaşığı tuz
5 yemek kaşığı buz gibi soğuk su

İç malzemesi:
300 gr elma (3 adet orta boy)
50 gr toz şeker (yaklaşık hafif tepeleme 4 yemek kaşığı)
1/4 çay kaşığı tuz
30 gr kuru üzüm (3 yemek kaşığı)
1 tatlı kaşığı nişasta
1 çay kaşığı tarçın
biraz muskat (isteğe bağlı)
bir bıçağın ucuyla yani çok az karanfil tozu (isteğe bağlı)

Yapılışı:

Elmaları soyun. Çok ince dilimlere bölün ve bir kaba alın. Üzerine toz şekeri, tuzu ve baharatları da ekleyin. Karıştırın ve biraz bekleyin. Bu arada kuru üzümleri bir kaba alın üzerine sıcak su ekleyin. Bir kaç dakika yumuşamalarını bekleyin ve elmalara ekleyin. En son olarak nişastayı ekleyin ve karıştırın.

Hamuru yapmak için un, toz şeker, tuzu bir kaba alın. Üzerine küp küp doğranmış soğuk tereyağı ekleyin. Hamuru yoğurmaya başlayın. Unla tereyağ birleşmeye başlayınca kaşık kaşık soğuk suyu da ekleyin. Kademeli eklemeye dikkat edin gerekli olan su miktarı unun  cinsine göre değişebilir. Hamuru hızlıca toparlayın. 2 parçaya bölün. İlk parçayı unlanmış tezgaha alın. 22 cm çapında açın. Tart kalıbınıza (18 cm çapında) yerleştirin. Kenarlardan sarkan parçaları kesip hamurun geri kalanına ekleyin. Kalıba yerleştirdiğiniz hamurun üzerine elmalı karışımı yayın. Diğer hamur parçasını da açın. İster kurabiye kalıbıyla kesip parça parça, isterseniz bütün olarak elmaların üzerini kaplayın. Hamuru tek parça olarak kullanmak istiyorsanız pişerken hava alması için üzerine delikler açmayı unutmayın. Payınızı 190 C de önceden ısıtılmış fırında 45 dk kadar pişirin.

Not: Ben küçük boy tart kalıbım olmadığında orta boy yuvarlak pyreximin kapağını kalıp olarak kullandım. Kapağın çapı 18 cmlik.

Afiyet olsun!




Çikolatalı Pasta

2013-01-20T21:13:35.326+01:00

Mutfaktan uzun zamandır ayrı kaldım. Tabii ki yemek yapıyorum ama yeni denemelerim olmuyor pek bu aralar. İnsan bir süre sonra kendini tekrarlamaya başlıyor. Ben de o dönemimi yaşıyorum sanırım. Nihayet bugün şeytanın bacağını kırdım. Bu soğuk ve yağmurlu kış gününde evde olunca yüzümü güldürecek ve midemi şenlendirecek bir deneme yaptım. Evdeki taze sıvı kremaları bozulmadan kullanmak bahanesiyle pasta yapmaya karar verdim. Bildiğim tek şey kekin içinde sıvı krema olacağıydı, bunun dışında ne yapacağımı tam olarak bilmeden başladım kekimi yapmaya. Böylece tamamen bana ait bir kek tarifi çıktı ortaya. Bence oldukça başarılı bir kek oldu. Evde başka meyve olmayınca pastamı muzlu yaptım. Frambuazlı ya da çilekli de çok güzel olur bence. Üzerini de çikolatalı ganaj ile kaplayınca ortaya çikolata krizlerine birebir gelecek, çikolata tadı oldukça yoğun bir pasta çıktı.Kekle, pastayla pek arası olmayan eşim arka arkaya iki dilim yiyince onayını da almış oldu ve burada yayınlanmaya hak kazandı :)Ekleme: Pasta ertesi gün  (yani bugün) çok daha iyi oldu. Hem tadı hem görüntüsü yerine oturdu. Şimdi farkediyorum ki dün sabırsızlıktan çikolata tam donmadan fotoğraf çekmişim (Bkz. alttaki fotoğraf). Bugün de yukarıda görmüş olduğunuz dilimin fotoğrafını mideme indirmeden az önce çektim :)Malzemeler: (4-6 kişilik)Kakaolu Kek için:2 yumurta (sarısı beyazı ayrılacak)100 gr toz şeker1 tatlı kaşığı vanilya aroması ya da 1 paket premium vanilya200 ml sıvı krema (soğuk olacak)100 gr un30 gr kakao1 tatlı kaşığı kabartma tozuÇikolatalı Ganaj için:200 gr bitter çikolata (ben %55 kakao oranlı kuvertür kullandım)200 ml sıvı krema1 tatlı kaşığı tereyağArası ve üzeri için ben 2 adet muz kullandım. Meyve olarak frambuaz, çilek vb. kullanabilirsiniz.Yapılışı:Kek için yumurta sarıları, toz şeker ve vanilya aromasını şeker eriyene kadar çırpın. Üzerine soğuk sıvı kremayı ekleyin ve hızlı devirde krema hafif koyulaşana kadar çırpın. Bu karışımın üzerine un, kakao ve kabartma tozunu eleyin. Tahta bir kaşık yardımıyla dış taraftan ortaya doğru karıştırın. Aşırı karıştırmamaya dikkat edin. Yumurta beyazlarını ayrı bir kapta katılaşana ve kar beyaz olana kadar çırpın. Yumurta aklarını yavaş yavaş kek karışımına ekleyin. Tahta kaşıkla hafifçe karıştırarak yumurta beyazını kek karışımına yedirin. Puf puf görünümlü bir kek hamuru elde edeceksiniz. Yağlanmış ya da parşömen kağıdı serilmiş 18 cmlik kelepçeli kek kalıbına karışımı dökün. Üzerini düzleştirmek için kalıbı hafifçe tezgaha vurun. Önceden ısıtılmış fırında 180 Cde 45 dk pişirin.Keki fırından çıkardıktan sonra soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra kalıptan çıkarın. Enlemesine ortadan ikiye bölün.Çikolatalı ganaj için sıvı kremayı küçük bir tencereye boşaltın. Kaynatmadan ısıtın. Dumanlar çıkmaya başlayınca ocaktan alın. İçine ufak doğranmış bitter çikolatayı ekleyin. Karıştırarak çikolatanın erimesini sağlayın. Son olarak tereyağı ekleyin. Eriyene kadar karıştırın. Ganajı oda sıcaklığında biraz katılaşması için bırakın.Ganaj biraz katılaştıktan sonra yarısını taban olarak kullanacağınız parçanın üzerine sürün. İstediğiniz meyveyi koyun. Üzerine diğer kek parçasını kapatın. En üzerine geri kalan ganajı sürün. Soğuması için buzdolabına[...]



Guacamole - Avokado Dip

2013-01-20T21:13:35.302+01:00

(image)


Bu tarifi eski ev arkadaşlarımdan biri olan Meksika'lı arkadaşımdan öğrenmiştim. Avokadonun anavatanı Meksika olduğunda arkadaşım bol bol avokado yerdi. Benim o zamana kadar pek bir tanışıklığım yoktu bu meyve ile. Tanıştıktan sonra sevdim ama yine de aklıma gelip aldığım çok nadirdir. Ben hala tropik meyvelere alışamadım. Bir yerlerde denk gelirsem yiyiyorum ama yine de eve alıp yemek aklıma gelmiyor pek. Benim için meyve çocukluğumda ne yiyorsam hala o :) Alışkanlık sanırım. Kışın ise en sevdiğim, bir oturuşta kilolarca yiyebileceğim tek meyve var. O da MANDALİNA. Bugün yine Türk mandalinası bulup aldım. Akşama yine mandalina şenliği var :)


Geçenlerde ise markette Türk inciri hatta Bursa inciri buldum :) Öyle bir kokusu vardı ki çocukluğumu hatırladım. Burgaz'da yaz tatillerinde ağaçlardan az incir toplayıp yemedim. Şimdi uzaktayım...Yine de memleketimden binlerce kilometre uzaktayken bile doğduğum şehrin güneşiyle yetişmiş meyveleri yiyebilme şansına sahibim. İnsanın içi buruluyor tabii ki ama ya hiç bulamasaydık diyerek avutuyorum kendimi.



Avokadoya geri dönersek faydalarına baktığımda arkadaşımın ve genel olarak Güney Amerikalı'ların neden hep mutlu ve enerji dolu olduğunu anlamak zor değil. Avokado depresyona da iyi geliyormuş! Anlaşılan bu kış bizim eve kış depresyonu uğramasın diye bol bol avokado alınacak :)

Avokadonun faydalarını okumak için Realage'e bir uğrayın. Ben senede iki kez Realage testi yapıp gerçek yaşımı da öğreniyorum. Eğer bu testi uygalamayan varsa bir deneyin bence ve insanın yaşını neler etkiliyormuş görüp şaşırın :)


Malzemeler:

1 adet olgun avokado
1 adet küçük domates (kabuğu soyulmuş, çekirdekleri çıkartılmış)
1 yemek kaşığı minik doğranmış kırmızı kuru soğan
1/2 limonun suyu
tuz
kişniş (ben sevmediğim için kullanmadım)

Yapılışı:

Avokadoyu ortadan ikiye ayırın. Çekirdeğini çıkarın. Bir kaşık yardımıyla kabuğundan ayırın. Bir tabağa alıp çatalla ezin. Üzerine minik doğranmış domatesi, soğanı, tuzu, limon suyunu ve istiyorsanız kişnişi ekleyin. Hepsini karıştırın. Biraz dinlendirip servis yapın.

Avokado dip mısır cipsi ile ya da taco içine sürülerek yenilebiir.

Afiyet olsun!



Mermer Kek

2013-01-20T21:13:35.294+01:00

(image)


Siteyi güncellemeyeli neredeyse bir ay olacak. Bu arada mutfakcanavarı 2 yaşını devirmiş, yoğunluktan farketmemişim bile. Nice mutlu yıllara mutfakcanavarı :)


Bu tarif nişasta paketinin arkasından. Daha önce bir kez daha yapmıştım. İçinde tereyağ olduğundan sık yapacağım bir tarif değil. Ama gerçek şu ki tereyağlı olan kek kurabiyenin tadı da başka oluyor :) Bu kekin yapısı kum gibi. Yani yediğinizde ağızda kum gibi dağılıyor. İnsanın canı bazen de kum kek çekiyor.


Malzemeler:



1 paket tereyağ (ben 200 gr kullandım)
200 gr toz şeker
1 paket bourbon vanilya
4 yumurta
150 gr un
150 gr mısır nişastası
3 silme tatlı kaşığı kabartma tozu
2 yemek kaşığı toz şeker
2 yemek kaşığı kakao
2 yemek kaşığı süt

Yapılışı:

Tereyağı kaynatmadan eritin. Bir kapta yumurta, toz şeker ve vanilyayı çırpın. Üzerine tereyağı ekleyin, çırpmaya devam edin. Un, nişasta ve kabartma tozunu da ekleyin. Hepsi iyice karışına kadar çırpın. Kek kalıbınızı yağlayın. Karışımın 2/3 ünü kaba koyun. Kalan 1/3 lük kısma kakao, toz şeker ve sütü ekleyin, çırpın. Bu karışımı da beyaz karışımın üzerine ekleyin. Bir çatalı karışımın içinde zigzag yaparak gezdirin. Önceden ısıtılmış fırında 190 Cde 30 dk pişirin. (Pişirme süresi fırına göre değişebilir. Kekin pişip pişmediğini kontrol etmek için kürdan testi uygulayın. Kekin içinde kürdan batırın. Temiz çıkıyorsa pişmiş demektir).

Afiyet olsun!



Un kurabiyesi

2013-01-20T21:14:11.227+01:00

(image)

Bayram geldi geçti ama ben bir türlü yazamadım. Herkesin geçmiş bayramını kutluyorum.

Önümde çok yoğun günler var. Hem yorucu, hem stresli. İnanıyorum herşey gibi o günler de geçip gidecek ve ben nehire karşı kahvemi yudumlarken bir oh çekeceğim :) Bu aralar tam bir ev kuşu olduğumdan atıştıracak birşeyler arıyorum. Geçen akşam da nasıl olduysa çay ve un kurabiyesi düştü aklıma. Burada en çok özlediğim şeylerden biri güzel bir sohbet eşliğinde demleme çay içmek. Eşim çay sevmediğinden kendime çok nadir çay demlerim. Ama son günlerde sık sık demler oldum. Özlemişim demleme çayın tadını. Bitki çayları da ayrı güzel tabii, benim favorilerimin biri papatya çayı diğeri ise melisa ile limonotu karışımı. Bu çayları özellikle gece yatmadan önce içerim böylece rahat rahat uyurum.

Kurabiyeye gelince herkesin kendine göre bir un kurabiyesi tarifi vardır. Ama benim istediğim gibi bir tarifim yoktu. Biraz araştırınca portakalağacı'ndaki tarifi denemeye karar verdim. Tam istediğim gibi harika bir kurabiye oldu. Benim un kurabiyelerim biraz kızarmış ama olsun tatları süperdi. Ben tarifte ufak tefek değişiklikler yaptım.

Malzemeler: (25-30 adet kurabiye)

1/2 paket tereyağ
4 yemek kaşığı sıvı yağ (zeytinyağ kullandım)
2 yemek kaşığı pudra şekeri
1 paket bourbon vanilya (Türkiye'de Gourmet şekerli vanilin diye satılıyor)
2 yemek kaşığı nişasta
2 su bardağı un
üzerine serpmek için pudra şekeri

Yapılışı:

Tereyağı eritin. Bir kaba alın üzerine sıvı yağ, vanilya ve pudra şekerini ekleyin. Hepsi iyice karışına kadar çırpın. Üzerine nişasta ve unu ekleyin. Toparlanana kadar yoğurun. 3 parçaya ayırın. Her parçayı rulo yapın. 2 parmak kalınlığında parçalar kesin. Üzerlerine bıçağı tersi ile çizgi yapın. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine alın. Önceden ısıtılmış fırında 150-160 Cde üzeri kızarmayacak şekilde 8-10 dk pişirin. Fırından çıkarınca üzerine pudra şekeri serpin.

Afiyet olsun!



Panna Cotta

2013-01-20T21:14:11.237+01:00

(image)



Panna Cotta bir İtalyan pudingi. Daha önce evde bir kez yapmayı denemiştim ama içindeki krema miktarı bana fazla geldiğinden tadını ağır bulmuştum. Orijinal tarifte sadece krema ile yapılıyor bu puding. Ben krema miktarını azaltarak süt ile tamamladım. Böylece tadını hafifletmiş oldum. Üzerine ise evdeki donmuş frambuazları şeker ile pişirerek bir sos hazırladım. Üzerine koyacağınız meyve sizin zevkinize kalmış. Frenk üzümü ve çilekle de çok güzel olur.

İçerisindeki vanilya aroması ise tat vermesi açısından önemli bir malzeme. Eğer bulabiliyorsanız vanilya çubuğu kullanabilirsiniz. İtiraf ediyorum ben şimdiye kadar hiç almadım. Bir çubuğa 3 Euro vermeye razı değilim :) Onun yerine Dr. Oetker'in bourbon vanilya aromasını kullanıyorum. İçinde gerçek vanilya özütü var fiyatı da çok daha uygun. Onu da bulamazsanız vanilya aroması yoğun olan şekerli vanilin kullanabilirsiniz.

Agar agar ise yosunlardan elde edilen bitkisel jelatin. Benim kullandığım ürünün markası RUF ve Türkiye'de bulmanın mümkün olduğunu okudum. Paketi böyle.

Malzemeler: (4 kişilik)

150 ml sıvı krema
350 ml süt (ben %1.5 yağlı süt kullandım)
50 gr toz şeker
1 paket bourbon vanilya aroması (ya da 1 paket gourmet vanilya)
1 paket agar agar (ya da toz jelatin)

Yapılışı:

Süt, krema, toz şeker ve agar agarı bir tencereye alın. Orta ateşte kaynayana kadar karıştırarak pişirin. Karışım yavaş kaynamalı çok fokurdamamalı. Kaynamaya başladıktan sonra vanilya aromasını da ekleyin. 3 dk. daha pişirin. Ocaktan alın. Soğuk su ile ıslattığınız kaplara eşit miktarda bölüştürün. Oda sıcaklığına geldikten sonra buzdolabına koyun. En az 3 saat dinlendirin. Ertesi gün servis yaparsanız daha da güzel oluyor. Üzerine istediğiniz meyvelerden bir sos ile süsleyerek servis yapın.

Not: Panno cottayı kaptan çıkarmak için kabın kenarından bıçakla geçin. Böylece panna cotta kolayca çıkacaktır.

Afiyet olsun!



Çilek Soslu Şeftalili Mus

2013-01-20T21:14:11.245+01:00

Umarım Türkiye'de hala şeftali ve çilek bulmak mümkündür ve tarifi vermekte geç kalmamışımdır. İftar sofralarına uygun olacağını düşündüğüm çok hafif bir tatlı. Tarifin orijinali bloğunu henüz keşfettiğim sevgili Helen'e ait. Sayfasında kendisinin ortaya çıkardığı muhteşem tarifleri var. Tarifin orijinali İngilizce olduğundan Türkçe'ye çevirmek için kendisinden izin istedim. Emeğe saygı gösterildiği sürece başkalarına ait tariflerin paylaşılmasından rahatsızlık duymuyorum. Ama habersizce kopyala yapıştır yapılması beni çok sinirlendiriyor. Son zamanlarda birkaç sitede izinsiz yayınlanan tariflerimi bulunca tepki gösterdim. Neyse ki tepkime karşılık düzeltmeler yapıldı.Herkese hayırlı Ramazanlar diliyorum.Malzemeler:1 bardak = 1 cup = 240 mlŞeftali Püresi için:1 tatlı kaşığı toz jelatin ya da agar agar (bitkisel jelatin)1 yemek kaşığı soğuk su1 bardak soyulmuş dilimlenmiş şeftali (200 gr)1/2 limon suyu ve kabuğı2 dolu yemek kaşığı toz şekerŞeftalili mus için:1/2 tatlı kaşığı toz jelatin ya da agar agar2 yemek kaşığı su3/4 su bardağı soyulmuş dilimlenmiş şeftali (130 gr)2 dolu yemek kaşığı toz şeker125ml sıvı krema (mutlaka soğuk olmalı)Çilek püresi için:1/2 tatlı kaşığı toz jelatin ya da agar agar2 yemek kaşığı su3/4 su bardağı çilek (115 gr)1 dolu yemek kaşığı toz şeker (miktarı çileğin tadına göre ayarlanabilir)birkaç damla limon suyuYapılışı:Şeftali püresi:Toz jelatin kullanıyorsanız bir kaba su ve jelatini ekleyin, kaşıkla karıştırın.  Soyulmuş ve dilimlenmiş şeftali, limon suyu, limon kabuğu ve toz şekeri blenderdan geçirin. Karışımı küçük bir tencereye alın orta ateşte kaynamaya bırakın. Su içinde erittiğiniz jelatini ekleyin. Jelatin tamamen eriyene kadar karıştırın.  Ocaktan alın. (Benim gibi agar agar kullanacaksanız agar agar, su ve şeftali püresini tencereye alın. 2 dakika kaynatın ve ocaktan alın).  Püre oda sıcaklığına gelince 4 adet kaba eşit olarak bölüştürün. Katılaşana kadar buzdolabında bekletin.Şeftalili mus:Toz jelatin kullanıyorsanız bir kaba su ve jelatini ekleyin, kaşıkla karıştırın.  Soyulmuş ve dilimlenmiş şeftali ve toz şekeri blenderdan geçirin. Karışımı küçük bir tencereye alın orta ateşte kaynamaya bırakın. Su içinde erittiğiniz jelatini ekleyin. Jelatin tamamen eriyene kadar karıştırın. Ocaktan alın. (Benim gibi agar agar kullanacaksanız agar agar, su ve şeftali püresini tencereye alın. 2 dakika kaynatın ve ocaktan alın).  Püre oda sıcaklığına gelip katılaşmaya başlayınca ayrı bir kapta çırptığınız ve katı kıvama gelmiş kremayı yavaşça ekleyip karıştırın. Katılaşmış olan şeftali pürelerinin üzerine eşit miktarda paylaştırın. Katılaşması için tekrar buzdolabına koyun.Çilek püresi:Toz jelatin kullanıyorsanız bir kaba su ve jelatini ekleyin, kaşıkla karıştırın.  Yıkanmış ve ayıklanmış çilekleri, limon suyu toz şekeri blenderdan geçirin. Karışımı küçük bir tencereye alın orta ateşte kaynamaya bırakın. Su içinde erittiğiniz jelatini ekleyin. Jelatin tamamen eriyene kadar karıştırın.  Ocaktan alın. (Benim gibi agar agar kullanacaksanız agar agar, su ve çilek püresini tencereye alın. 2 dakika kaynatın ve ocaktan al[...]