Subscribe: A. SELIM TUNCER | DIYALOG
http://selimtuncer.blogspot.com/atom.xml
Added By: Feedage Forager Feedage Grade C rated
Language: Turkish
Tags:
bir  daha  gelir  ile  ilk  için  kadar  kavramlar  marka  olan  olarak  orta gelir  sınırlarını aşabilmiş  sınırlarını   
Rate this Feed
Rate this feedRate this feedRate this feedRate this feedRate this feed
Rate this feed 1 starRate this feed 2 starRate this feed 3 starRate this feed 4 starRate this feed 5 star

Comments (0)

Feed Details and Statistics Feed Statistics
Preview: A. SELIM TUNCER | DIYALOG

A. SELIM TUNCER





Updated: 2018-03-08T00:34:48.284+03:00

 



| Marka, sınırları aşmaktır

2017-11-29T18:30:12.554+03:00

Biyolojik sınırlarını aşmaya çalışan insan; yine biyolojik sınırlarını aşabilmiş insanlara, fiziksel sınırlarını aşabilmiş ürünlere, maddi sınırlarını aşabilmiş hizmetlere, coğrafi sınırlarını aşabilmiş ülke ve şehirlere ilgi gösterir. Kısaca biz buna marka olgusu diyebiliriz.



| Ali Saydam’ın da anlayabilmesi için film İngilizce yerine Almanca mı yapılmalıydı?

2017-10-03T01:22:23.187+03:00

YAZARIMIZ ALİ SAYDAM MARKETING TÜRKİYE’NİN EYLÜL 2017 TARİHLİ SAYISINDA “TURKEY (GO) HOME KAMPANYASI” BAŞLIKLI YAZISIYLA GENNA ISTANBUL REKLAM AJANSININ KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI ADINA GERÇEKLEŞTİRDİĞİ “HOME OF POETRY” KAMPANYASINI ELE ALMIŞ VE ÇALIŞMAYI İDDİALI BİR DİLLE ELEŞTİRMİŞTİ. ELBETTE SÖZ KONUSU ELEŞTİRİLER KAMPANYANIN YARATICILARINDAN GENNA ISTANBUL İÇİN BİR YANIT HAKKI DOĞURDU.



| Ülker krizi aslında bir ülke krizi...

2017-04-04T07:09:21.862+03:00

Ülke krizi, çünkü mesele Ülker’in tartışmalara neden olan bir filmiyle bitmiyor, süreç, alınması gereken birçok ders içeriyor. Facebook’ta özetlemiştim, burada biraz daha genişletmeye çalışacağım. 1. Ülker’in kasten subliminal mesajlar içeren bir reklam kampanyasıyla sağa sola tehditler savurmaya kalkışması akıl alacak bir şey değil. Bu zamana kadarki tarzına da uygun değil. Şu soruyu



| Marka adı yâresi!

2016-11-20T16:31:24.650+03:00

“En çok sahiplenmeniz gereken şey, işinizin gelecek garantisi olan Türkçe umurunuzda değil. Her tarafımız konut projeleriyle çevrildi, gazeteler çarşaf çarşaf inşaat reklamlarıyla dolu ve bu projelerin çoğunun adı yabancı. Çocuklarımız Mashattan’da, Uphill Court’da, Pelican Hill’de veya Avantgarden’da büyüyecek. Ne ayıp. Şunlara oturup Türkçe isim geliştirecek kadar sabrınız da yok



| “İyilik, iknada önemli bir çekicilik unsurudur”

2016-10-26T16:35:33.582+03:00

BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ DEKANI PROF. DR. HALUK GÜRGEN’LE BUNDAN ALTI YIL ÖNCE GENNARATION GAZETESİ İÇİN BİR SÖYLEŞİ YAPMIŞTIK. GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMEMİŞ BİR KONU ÜZERİNDE KONUŞTUĞUMUZ İÇİN BURADA TEKRAR YAYIMLAMAYI UYGUN GÖRDÜM. BUYURUN. Bu sayımızda,  eski sayılarımızdakinden farklı bir söyleşi formatı uyguladık. A. Selim Tuncer, Bahçeşehir Üniversitesi’ne konuk oldu ve



| “Batı 15 Temmuz’u niye anlamıyor?”

2016-10-20T11:26:04.868+03:00

TV’lerde “Batı 15 Temmuz’u niye anlamıyor?” sorusu tartışılıyor. Öncelikle (1) anlamak istemeyenler, (2) anlamak istese bile anlatılanlara inanamayanlar, (3) bir de bir şekilde kulağına çalınıp da dünyadan haberi olmayanlar var. Böyle karmaşık bir hedef kitleye nasıl iletişim yapılabilir? (1) ‘Government-to-government’, (2) ‘government-to-intelligentsia’, (3) ‘



| Bir kelimenin peşinden...

2016-10-19T10:43:30.313+03:00

Bugün bir arkadaşım “Bir konuda bir çalışma yapmak istersin, bir de görürsün ki o konu daha önceden murdar edilmiş.” şeklinde bir cümle kurunca “murdar etme” deyiminin eskisi kadar sık kullanılmadığını fark ettim. Sonra kafamda “murdar” kelimesinin anlam ve kökenini döndürmeye başladım, hatta İngilizce “murder”a kadar gittim. Kelimenin benim zihnimdeki ilk anlamı “kurallara uygun olarak



| Marka benlikler arasındaki çatışmayı ortadan kaldırabilir mi?

2016-08-31T14:27:03.746+03:00

Sigmund Freud’un psikanaliz kuramının nedensellik ilişkisine bağlı bilimsel bir kuram olup olmadığı hâlâ tartışılmaktadır. Herhalde tartışılmaya da devam edecektir. Karl Popper, psikanalizin bir sözde-bilim (pseudo-science) olduğunu öne sürerken, Carl Gustav Jung da, Freud’un cinselliği fazla abarttığını söyler. Buna karşın psikanaliz, bilimsel kriterlerin dışında kalan ve nedensellik



| Maslow piramidi ve orta gelir tuzağı

2016-06-20T13:22:03.733+03:00

Nisan yazısında ‘orta gelir tuzağı’ ile Abraham H. Maslow’un ‘ihtiyaçlar hiyerarşisi’ arasındaki ilişkiyi incelemiş, sonunda tabii ki konuyu getirip ‘marka’ya bağlamıştık. O yazı şöyle bitiyordu: “Fındık, fıstık, buğday, demir, çimento ya da ton, litre, metre, metrekare, kalibre paradigmasını aşmadan orta gelir tuzağını kırmak da mümkün olmaz. Alın teriyle buraya kadar, daha fazlası için beyin



| Orta gelir tuzağını kırmak için alın terinden beyin terine…

2016-05-07T17:12:50.530+03:00

Birkaç yıldır Türkiye’nin “orta gelir tuzağı”na (middle income trap) düşüp düşmediği tartışılıyor. Kimi ekonomistler bu tuzağa düştüğümüzü, kimileri düşmek üzere olduğumuzu iddia ediyorlar. Bazı bilimsel araştırmalar ise gidişatın iyi olmamakla birlikte, tuzağa düşmüş sayılmamız için daha on yıl geçmesi gerektiğini belirtiyorlar. Bir ekonominin kişi başına belli bir gelir düzeyine ulaşmayı



| Bir kültür yaratıcısı olabilmek...

2016-04-07T11:44:47.964+03:00

Tüm gereksiz bilgiler, aslında sadece tedavülde oldukları için gereklidir. İçinde kulaç atacağımız havuzu bunlar oluşturuyor çünkü. Gerçi, hangi bilginin gerekli hangisinin gereksiz olduğunu belirlemek için de bazı kıstaslar gerekiyor, ama bu konuya hiç girmeyelim. Ya da (epistemolojiye biraz uzak durarak) kestirmeden şunu söyleyelim; kişisel olarak hangi bilgiler senin pratik yaşamında işine



| “Konumlandırma”yı “yeniden konumlandırmak”...

2016-02-22T20:04:18.398+02:00

Eski okurlarımız hatırlayacaklardır, The Brand Age’in ilk sayısı “Konumlandırma” başlıklı bir dosya ile çıktı. Kimler, neler yazmıştı, şimdi hatırlamıyorum, ama bir marka dergisinin daha ilk sayısını “marka konumlandırma”ya ayırmış olması konuya verdiği önemi göstermesi bakımından anlamlıydı. Bundan birkaç yıl sonra, Ekim 2010 sayımızda ise Prof. Dr. Ferruh Uztuğ’un “Konumlandırma



| Three domes effect

2016-02-23T20:57:39.911+02:00

Bu fotoğrafta ne görüyorsunuz? Bir Ege kasabası diyeceksiniz. Doğru. Akdeniz deseniz de yanlış olmaz. Türkiye’den başlayarak Portekiz’e kadar benzer mimaride köyler ve kasabalarla karşılaşmanız mümkündür. Hatta biraz zorlarsanız ve mimari detaylara çok dikkat etmezseniz ABD’nin güney kıyılarından Latin Amerika’ya kadar (evlerin renkleri biraz kirli beyaza dönse de) bazı kasabalarla



| Hangi Turkey hangi Turkey’dir?

2016-02-11T22:29:56.630+02:00

Ortaya çıktığından beri “Türkiye’nin yeni logosunu nasıl buldun abi?” sorusuna onlarca kez muhatap olmuşumdur. Logoya el atmaya kalksak y'nin kuyruğu elimizde kalır, oysa ona gelene kadar daha vahim bir karmaşayla karşı karşıyayız. Bilinçli olarak mı yoksa yönetilemediği için mi, bilemiyorum, ama “Türkiye’nin yeni logosu” olarak lanse edilen şey, Türkiye’nin ne eski ne de yeni logosudur.



| Marka ve kültürel katışım

2016-01-30T21:00:03.804+02:00

Yeni yılın bu ilk yazısı Japonya’dan yazılıyor. Japon restoranlarının yemek menülerinden seçim yapmakta zorlandıkça ya da ağız tadıyla bir şeyler yemek için Amerikan ve İtalyan restoranları aradıkça aklıma hep kahve kültürü olmayan Japon toplumuna Nescafe’nin pazara girişi için başarılı çalışmalar yapan Dr. Clotaire Rapaille’in bu serüveni geldi. Nestle yöneticileri ona “Biz, Japonya’da kahve



| Hale efekti ve ilk günah!

2015-12-20T21:37:30.624+02:00

İnsanların yüz güzelliğiyle huy güzelliği arasında doğrudan bir bağ kurduklarını biliyoruz. Yakışıklı ya da güzel bir insan, başka insanların gözünde ilk bakışta “iyi”dir de. Bunun aslı var mıdır diye soracak olursanız bu soruya olumlu cevap vermek elbette mümkün değildir, çünkü güzellikle iyilik arasında herhangi bir korelasyon yoktur. Fakat yargıları değiştiremediğiniz sürece bu gerçeği de



| “Olmak istediğin gibi görün!”

2015-11-25T21:46:56.057+02:00

Geçen ayın ortalarında, 1 Kasım seçimlerine yönelik siyasi kampanyalar kapsamında HDP’nin “İnadına” adlı reklam filmi mecralarda dönmeye başlayınca Facebook ve Twitter’da “HDP, beyaz Türkler(!) ile kurduğu ilişkiden ilk kez kendilerini (hatta diğer siyasi partileri de) aşan bir yaklaşım, söylem ve estetik çıkarmış bulunuyor.” şeklinde bir tepki vermiştim. Muhteşem bir iş olduğu söylenemese bile,



| Bal

2015-10-24T03:10:35.584+03:00

Aşağıda okuyacağınız yazı, “Taş Devri Diyeti” kitabı ve otizm üzerine çalışmaları ile bilinen, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları ve Metabolizma Bilim Dalı Bölüm Başkanı iken vefat eden Prof. Dr. Ahmet Aydın’a ait. Altı adet kitap ile yerli ve yabancı yüzün üzerinde makalesi olan Aydın’ın arı ürünleriyle ilgili iki bölümden (1, 2) oluşan yazısının, daha fazla



| Görsel kodlar üzerinden bir kavramlar hiyerarşisi tasarlamak

2015-09-30T22:34:58.459+03:00

Grafik tasarım kodları, eğer bir grafik eserin muhataplarını birtakım kavramlara yöneltiyorsa, kavramlarla ilgili ilkeleri, kavram hiyerarşilerini, içlem-kaplam ayrımlarını ve kavramlar arasındaki ilişkileri incelemek yolumuzu çok aydınlatacaktır. Marka hiyerarşileriyle ilgili bir başka yazımda da belirttiğim gibi, kavramlar zihnimizde yer alan soyut düşünce birimleridir; onlar olmadan, hatta



| “İnce” ince, “kalın” kalındır

2015-09-28T15:54:55.586+03:00

“Ses ve anlamı birbirine bağlama olgusunu eski Yunan felsefinde de görürüz. Platon, Kratylus diyaloğunda bu bağlantıyı izah eder ve ‘İster Yunan ister barbar dilleri olsun, isimlerin doğal doğruluğu tüm insanoğlu için geçerlidir.” der. Edward Sapir (1929), türettiği iki kelime olan ‘mil’ ve ‘mal’ı ana dili İngilizce olan bir örneklem grubundan küçük ve büyük yemek masasıyla ilişkilendirilmesini



| ‘Gösteren’in niteliği, ‘gösterilen’e bulaşır mı?

2015-08-29T04:57:37.254+03:00

İki yıl kadar önce bu sayfalarda yayımlanan “Şaban nasıl kurtulur?” başlıklı yazımda “İsim, olumlu ya da olumsuz, kavramı etkiler mi?” sorusunu sormuş ve şu cevabı vermiştim: “Evet, bütün örnekler etkilediğini gösteriyor.” Hatta kimi durumlarda belirlediğini bile iddia edebiliriz. Yine o yazıdan bazı paragrafları aktarmam yararlı olacak: Göstergebilimsel bağ, temel olarak bir ‘gösteren’ ve



| Servetten sermayeye...

2015-08-03T12:35:54.557+03:00

Dünyanın en önemli düşünce kuruluşlarından Peru Özgürlük ve Demokrasi Enstitüsü (ILD) başkanı olan, Time dergisi tarafından çağımızın en önemli yirmi düşünür ve bilim adamı arasında gösterilen ve yaşayan en büyük ekonomistlerden biri sayılan Hernando de Soto, yaklaşık on yıl önce yayımlanan Sermayenin Sırrı (The Mystery of Capital) adlı kitabıyla sermaye konusundaki görüşlerin tekrar gözden



| “Amerika’nın o malum markaları olmasa dünyanın güç dengeleri anında değişir!”

2015-04-29T10:49:34.865+03:00

Demirle çimentoyla, buğdayla fındıkla, bezle deriyle, tonla rekolteyle, metreyle litreyle, dolarla lirayla buraya kadar, orta gelir tuzağını aşmak için daha fazlası lazım. Türkiye ekonomisi, geçmiş yıllara göre epeyce bir performans kaybederek 2014’te yüzde 2,9 oranında büyüdü. Gerçi, hükümet mevcut şartlarda bunun iyi bir oran olduğunu söylemekle birlikte, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nun “



| Grafik tasarımın zamansallığı

2017-04-30T15:22:06.325+03:00

Biz zamanı mekanlaştırarak kavrayabiliriz ancak. Mesela onu, uzayıp giden bir yol olarak düşünürüz. Zaman; geçmişi, hali ve geleceği gösteren düz veya saatlerde olduğu gibi akrep ve yelkovanın izlediği dairesel bir çizgidir bizim için. Çizgisel zaman algımız iki tür eksen oluşturur. Çizginin ortasında içinde bulunduğumuz an, öncesinde geçmiş, sonrasında gelecek yer alır. ‘Önce’ dediğimiz



| Kavram haritaları ve markalar

2015-04-05T21:32:03.293+03:00

Marka sahip ve yöneticileri birazcık kavramlar üzerinde çalışsalar belki de bu kadar hatalı marka stratejileriyle karşılaşmayacağız. Daha önceki birçok yazımda değindiğim ve açıkladığım gibi markalar da birer kavramdır. O nedenle kavramlarla ilgili ilkeleri, kavram hiyerarşilerini, içlem-kaplam ayrımlarını ve kavramlar arasındaki ilişkileri incelemek yolumuzu çok aydınlatacaktır. Kavramlar