Subscribe: Başka Yollar
http://baskayollar.blogspot.com/feeds/posts/default
Added By: Feedage Forager Feedage Grade B rated
Language: Turkish
Tags:
ama  bir  cok  daha  defne  gibi  heimat  iki  ilk  ingiltere  için  kitabın  kitap  orhan pamuk  tek  var  yazar  yeni  çok 
Rate this Feed
Rate this feedRate this feedRate this feedRate this feedRate this feed
Rate this feed 1 starRate this feed 2 starRate this feed 3 starRate this feed 4 starRate this feed 5 star

Comments (0)

Feed Details and Statistics Feed Statistics
Preview: Başka Yollar

Başka Yollar





Updated: 2017-10-04T19:42:43.578+03:00

 



Gunun sozu

2011-02-27T15:26:12.420+02:00

A child can teach an adult three things: to be happy for no reason, to always be busy with something, and to know how to demand with all his might that which he desires.

Paulo Coelho



Paris

2011-01-07T21:03:26.285+02:00

(image)

Uzun zamandir film izleyememistik.Bir kac gun once Paris'i seyrettik,cok begendik.Icinde bir kac hikaye birden barindiran bir film,oyuncular basarili.Muzikleri de guzel.
(object) (embed)



Gule gule 2010!

2010-12-31T18:01:54.087+02:00

2010 hayatimin en ilginc yillarindan biriydi.
2010, 17 Ocak'ta yili bize oglumuz Derin'i getirdi. Iyi ki getirdi!

Soner'in isi sebebiyle Turkiye'ye donmeyi dusunduk. Zor bir karardi,gunler geceler boyu dusunup sonunda Turkiye'ye geri donmeye karar verdik.
Takvimler Mayis ayini gosterirken Istanbul'da evimize yerlesmis,yeni bir hayata baslamistik.

Gelgelelim,Istanbul'a hic alisamadik.
Ingiltere'ye geri mi donsek acaba demeye basladik.
2010'un buyuk bir kismini "donsek mi,kalsak mi" diye dusunerek gecirdik :)
Ve Ekim ayinda,yeniden Ingiltere'ye geldik. Iki cocukla,yeniden ev bulup,o eve yerlesmek kolay degildi ama atlattik.Geri dondugumuze memnunuz.
Onemli tecrubeler kazandik 2010da.
Yeni yil tum dostlarimiza ve bizlere,hepimize, saglik ve nese getirsin!



Kitap:The Flavour Thesaurus

2010-12-24T00:56:14.294+02:00

(image)
Bugunlerde elimdeki kitap:

The Flavour Thesaurus


Yaratici asci icin tat eslestirmeleri, tarifler ve fikirler alt basligiyla yayinlanan kitap cok ilginc.
Yazar tatlari siniflandirarak olabilecek degisik kombinasyonlar hakkinda bildiklerini ya da arastirdiklarini paylasmis. Peynir ve ceviz,limon ve avokado gibi. Cok degisik kombinasyonlar da var: daha once hic denemedigim,aklima gelmemis olan feslegen ve ahududu gibi, cilek soslu kavun kizartmasi (Fransa'da cok sevilirmis) gibi.
Okumasi eglenceli.



Soz ucar,yazi kalir:Acik Kitap

2010-12-10T16:29:06.320+02:00

(image)
Acik Radyo gectigimiz gunlerde 15.yilini kutladi. Bu vesileyle bir de kitap yayinlandi.Siteden alintilayalim:

15 yıllık Açık Radyo macerası* bir kitaba dönüştü. Ressam Mehmet Güleryüz kitabın sınırlı sayıdaki özel baskılarını ayrı ayrı ve tek tek resimledi. Büyük bir ansiklopedik sözlük formatında, maddelerden oluşanAçık Kitap, Açık Radyo’nun yazılı ve sesli arşivinin taranması, radyonun programcı ve dostlarının yazdığı makalelerin derlenmesiyle bir araya geldi. 750 Sayfalık kitapla yaklaşık 180 yazar-çizer-sanatçıdan 550’ye yakın madde yer alıyor. Kültür, sanat, spor, siyaset, tarih, bilim, çevre, gündelik yaşam gibi pek çok konuda yazının yer aldığı kitap Açık Radyo’nun kapsama alanları ve “hassasiyet noktaları”nı ilk kez bir araya getiriyor. Açık Radyo’nun kadim dostlarından ve destekçilerinden ressam Mehmet Güleryüz, 3,000 adet basılan Açık Kitap’ın özel kanvas kapaklı ilk 150 adedini ayrı ayrı, tek tek ve rengârenk resimledi. Bu özel edisyonlar ay sonunda satışa çıkarıldı.

Kitapta benim de John Berger'la ilgili bir yazim yer aliyor. Yazimi okumak isterseniz tik tik.
Cok sevincliyim bu yuzden. Ben kitabi ancak Turkiye'ye gittigimde gorebilecegim. Alip anneme gonderttim.




gunun sozu

2010-11-28T19:45:25.693+02:00

(image)



0 Comments

2010-11-26T23:38:07.709+02:00

Madem cocuklarla disari cikip konsere monsere gidemiyoruz,biz de ortamimizi evde yaratir,cocuklari da olaya dahil eder,hep beraber egleniriz.Bu aksam da oyle bir cuma aksami oldu.Baba Zula'dan,Tropicalia'ya,Pete Brown'a,derken kapanisi Strawbs'la yaptik.Strawbs'in October to May sarkisini cok severiz,bu sarkiyi sonbaharda dinlemek daha da guzeldir.Buraya da koyacaktim ama bulamadim.Onun yerine Josephine gelsin.

(object) (embed)






Tindersticks Istanbul'da

2010-09-15T09:44:36.244+03:00

Babylon sezon acilisini Tindersticks'le yapiyor.20-21 Eylul saat 22.30da sahne aliyorlar.
Yillar yillar once,ben diyeyim 2001,siz deyin 2002, gelmislerdi.Cok etkilenmistim.
Dunyanin sayili gruplarindan degildirler ama kendilerine ozgu bir duruslari ve muzikleri vardir.Eksi sozlukte birinin yazdigi gibi her yerde herkesle dinlenebilecek cinsten degildir muzikleri.Huzunludur,depresiftir ama iyi gelir insana Stuart'in bariton sesi.Asi durusundan belki..
Gitmeyi cok istiyorum. En son ne zaman konsere gittim hatirlamiyorum bile,cocuklar dogmadan once,ki coook uzak geliyor o gunler bana simdi.
Annemin o tarihlerde Istanbul'da olma ihtimali var.Defne'yle ilgili problem yok ama Derin'i birakabilir miyiz bilemiyorum.
Gidebilirsek eger, cok guzel olacak.Babylon'a eskiden cok giderdik,eski gunlerin anisina biraz da,gitmek istiyorum.Bakalim..
Dinlemek icin tik



Orhan Pamuk:Manzaradan Parçalar

2010-09-08T23:12:13.359+03:00

(image)
Uçağın kalkmasını beklerken gazeteciye uğrayıp Express dergisi var mı diye bakmaya karar verdim.Yokmuş.Birden gözüm Orhan Pamuk'un kitabına ilişti.Yeni kitabı mı çıkmış,hiç haberim yok.Alelacele içine göz attım,eski yazılarından bir toplama mı diye,değil.Eski yazılar da var ama yeni yazılar çoğunlukta.
Tesadüfe bakın ki,iki yıl önce de Çıralı'ya tatile giderken bir Orhan Pamuk kitabı vardı elimizde:Masumiyet Müzesi. Çıralı'nın o dingin atmosferinde gece geç saatlere kadar Orhan Pamuk'u okuyup,gece yarısı uyandığımda zihnimde kalan uzun cümleler..Uzun zamandır özledigim bir şeydi bu..

Tadımlık:
Benim için okumak,metnin anlattığı şeyi aklımızın sinemasında canlandırma işidir.Okumakta olduğumuz metinden başımızı kaldırır,bakışlarımızı duvardaki bir resme,pencereden dışarıya ya da karşımızdaki manzaraya çeviririz,ama aklımız gördüğümüz şeyle değil,az önce hakkında okuduğumuz öteki dünyayı canlandırmakla meşguldür.Yazarın hayal ettiği öteki dünyayı bizim görebilmemiz,mutlu olabilmemiz için hayal gücümüzün harekete geçmesi gerekir.Bu da okuduğumuz metnin,öteki mutlu dünyanın yalnız okuyucusu değil,bir parçası,hatta biraz da onun yaratıcısı olduğumuz izlenimini vererek bizi mahrem bir mutluluğa çağırır.Kitap okumayı,iyi bir edebiyat eserini okumayı vazgeçilmez yapan şey,bu mahrem mutluluktur işte.

Manzaradan Parçalar,Hayat,Sokaklar,Edebiyat,İletişim yay.



yine yeni yeniden

2010-08-02T23:59:14.713+03:00




1 Comments

2010-03-17T13:39:45.789+02:00

"Baba bak,ucak cizgi-bulut yapti"
Defne 16.03.2010



2 Comments

2010-02-27T19:55:17.808+02:00

Oglumuz Derin 17.Ocak'ta sabah 05.08de dunyaya geldi,hosgeldi...

(image)



Tropicalia

2009-04-04T21:22:41.309+03:00

Caetano Veloso demisken 2007 yilinda bizim evde en cok dinlenen iki albumu anmadan gecmek olmaz: Tropicalia ve Brazil 70:New Directions In Brazil Music After Tropicalia.
Tropicalia,1960 larda brezilya'da ortaya cikan muzikal bir akim. CD,donemin kisa bir tarihcesini anlatan bir kitapcikla beraber geliyor.
Soul Jazz etiketiyle cikan albumlerden bir kac parca dinlemek icin tiklayin.
(image)
(image)



0 Comments

2009-03-28T22:08:24.416+02:00

En sevdigim filmlerden biri,Talk to Her (yonetmen Pedro Almadovar)den bir parca.
Yillar oldu seyredeli,bugun bir cafede otururken sanki bu parca calindi kulagimiza,eve gelince yeniden dinlemek istedim.Caetano Velaso soyluyor.
(object) (embed)



Heimat

2009-03-19T03:34:21.608+02:00

(image)
Defne'miz buyuyor. Artik aksamlari daha erken yattigi icin bize de daha cok vakit kaliyor .
Bugunlerde, Ingiltere'ye yeni geldigimiz gunlerde aldigimiz, bir iki bolumunu seyrettikten sonra devamini bir turlu getiremedigimiz Heimat 2'yi seyrediyoruz.
Heimat 2, Alman yonetmen Edgar Reitz'in ucleme haline getirdigi basyapiti Heimat'in ikinci bolumu.
Heimat, Almanca'da "yurt,memleket" anlamina geliyor. 1919da baslayip 2000 yilinda sona eren hikaye, 55 saat suruyor.
http://www.heimat123.net/
http://www.bbc.co.uk/bbcfour/cinema/features/heimat.shtml



Darwin Sergisi

2008-11-27T18:03:00.489+02:00

Kasım ayının ikinci haftasında, Londra'daki Doğa Tarihi Müzesinde açılacak olan Darwin sergisinden haberdar olduk.Bu vesileyle Soner de ben de kitaplığımızda uzun zamandır duran ama henüz okunmamış olan Darwin biyografisini okumaya karar verdik.
Cyril Aydon tarafından kaleme alınmış olan Darwin'in yaşam öyküsü gerçekten roman gibi.
Geçtiğimiz Pazar günü hemen müzeye gittik.
(image)
Darwin'in el yazmalarını, not defterlerini,mektuplarını, Beattle gemisiyle yaptığı beş yıllık gezi süresince toplayıp ülkesine gönderdiği fosilleri ve kalıntıları görmek heyecan vericiydi.
Bize en ilginç gelen noktalardan biri,bu beş yıl boyunca İngiltere'deki ailesi,arkadaşları ve diğer bilim insanlarıyla haberleşebilmesi oldu.O yıllarda İngiltere, imparatorluğunun parlak günlerini yaşadığı ve dünyanın dört bir tarafındaki deniz ve okyanuslarda gemileri dolaştığı için,bu konuda hiç problem yaşanmamış.
Defne'yle gezdiğimiz ilk sergi olması açısından biraz tedirgindik. Tam müzeye vardığımızda uykuya daldığı, uyandığında da sergide gördüğü şeyler onun da ilgisini çektiği için rahat rahat gezebildik.
Meraklısı için sergiden fotoğraflar.



0 Comments

2008-10-31T21:16:39.896+02:00

İbrahim bir süredir pazar günleri Birgün gazetesine İngiltere izlenimlerini yazıyor.
Son yazısı:Londra'nın Tanrısız Otobüsleri



Kluge

2008-10-22T16:45:22.818+03:00

(image)
Bugünlerde Soner'in tavsiyesi üzerine Gary Marcus'un Kluge adlı kitabını okuyorum.Kitabın alt başlığı "The Haphazard Construction of the Human Mind".

"Kluge" mühendislikte kullanılan bir terimmiş:Biçimsiz olduğu halde oldukça etkili olan çözüm anlamına geliyormuş.Kitabın arka kapağından alıntılayacak olursak yazar şöyle diyor:
"İnsan beyninin tamen hatalı olduğunu söylemek istemiyorum ama bir politikacı olsaydım, eminim ki durumu şu şekilde açıklardım:Bir takım hatalar yapılmıştır.Bu kitabın amacı bu hataların neler olduğunu ve nasıl meydana geldiklerini açıklamaktır."
Kitabın dili oldukça akıcı,anekdotlar çarpıcı,en önemlisi de neyi,neden yaptığımız ve beynimizin nasıl çalıştığı hakkında ilginç bilgiler içeriyor.

Hafızayla ilgili bölümde yazar, daha önce gördüğümüz bir fotoğrafın temel öğelerini hatırlamamıza rağmen,arka plandaki objeleri hatta kimi zaman arka planda gerçekleşen büyük değişiklikleri fark edemediğimizi söylüyor ve aşağıda yer verdiğim çekimi izlememizi öneriyor. Gerçekten çok ilginç ve eğlenceli!

(object) (embed)



Büyükler için çocuk şarkıları

2008-10-07T17:38:47.893+03:00

Türkiye'den yeni geldik.Gelirken de yine epeyce kitaplar ve CD getirdik.
Yazmak istedigim cok sey var ama bir yerden baslayayim, suskunlugumuzu bu güzel albümle bozalım istedim.

(image)

Bu albümden haberdar değildik. Defne için güzel Türkçe müzik CDleri alalım diye bakınırken gözümüze çarptı.

Bülent Ortaçgil, albümünün hikayesini şöyle anlatıyor:
“Aşağı yukarı 20 yıl önce, Çekirdek Sanatevi’nin en hızlı zamanında bize TRT tarafından çocuk şarkıları yapmamız önerildi; Kabul ettik ve bir iki hafta gibi (hafızam beni yanıltmıyorsa!) kısa sürede hepsini yazdık ve kaydettik. O sıralar bize yoldaşlık eden Erkan Oğur ve Fahir Atakoğlu; hatta dev rolünde İ. Hakkı Demircioğlu da kayıtlarda yer aldılar. TRT’de 1 kez çocuk programında yaptıklarımız yayınlandı ve kaldı.
Zaman içinde Çekirdek dağıldı, ben Fikret’le ayrıldım ve ortak yaptığımız, kimin neresinde ne kadar payı olduğunu hatırlamadığım bu güzel çocuk şarkıları da ancak Fikret’i kaybettikten sonra arşivinde oğlu Yağmur tarafından bulundu. Yılların tahrip ettiği 4 kanallı orijinal teyp bantları İhsan Apça tarafından temizlendi, yayına hazırlandı. Tek bir nokta dışında her şey dinlenebilir durumdadır. Birinci parçadaki o nokta tamir edilemedi, üzgünüz. Ancak bu güzel çocuk şarkılarını dinleyicilere sunmak ve kalıcı hale dönüştürmek üstelik bunu Halkevleri desteğiyle gerçekleştirmek beni keyiflendiriyor. Çok iyi tanıdığımı sandığım Fikret de yaşasaydı o da aynı keyfi alırdı eminim”.

Biz cok sevdik bu albümü, bugünlerde tekrar tekrar dinliyoruz.






Unaccustomed Earth

2008-06-24T21:55:16.704+03:00

Bugünlerde Jhumpa Lahiri'nin Unaccustomed Earth adli kitabini okuyorum.
Lahiri Amerika'da yaşayan Bangladeş asıllı bir kadın yazar. Kitap göçmenlik üzerine öykülerden oluşuyor.Sevgili Evren'in deyişiyle biz de katmerli göçmen olduğumuz için bu tür kitaplar ilgimi çekiyor.
Yazarın çok duru bir yazım tarzı var.Uzun süredir okuduğum en güzel kitaplardan biri diyebilirim.
Kitap,Nathaniel Hawthorne'dan alıntılanmış şu cümleyle başlıyor:

"Human nature will not flourish, any more than a potato, if it planted and replanted, for too long a series of generations, in the same worn-out soil.My children have had other birthplaces, and, so far as their fortunes may be within my control, shall strike their roots into unaccustomed earth."

Yazarla yapılmış bir söyleşi,The Independent
Bir başka söyleşi,The Guardian



2 Comments

2008-06-24T17:01:41.722+03:00

Padişah Abdülaziz, dönemin Avrupa kralları tarafından saraylarına davet edilir. Ancak davet ulema arasında sorun yaratır. Osmanlıların egemen olduğu topraklar ‘Dar-ül İslâm’, davet sahibi Avrupalıların yani Hırıstiyanların toprakları ise ‘Dar-ül Harp’ olarak telakki edilmektedir. Dolayısıyla padişah, kendi toprakları dışında Avrupa’ya ayak bastığında savaşmaya mecburdur. Çözüm, kurnazca olduğu kadar endişe vericidir: Padişahın ayakkabılarına özel bir bölüm yapılıp içine toprak yerleştirilir ki, gittiği her yerde düşman toprağına değil İslâm toprağına ayak basmış olsun... Yani bugün de Türkiye’de yapıldığı gibi sorun kökünden halledilmeyip, ilkeler bazında çözüm üretmek yerine pragmatizmin cevalliğiyle idareten yol bulunur!
Gündüz Vassaf,Radikal Kitap,



Üç kitap

2008-06-10T16:12:03.370+03:00

Son zamanlarda bizim evde çizgi roman okunuyor.Bu resimli kitaplar Defne'nin de çok ilgisini çekiyor!
Bahsetmek istedigim ilk kitap
Art Spiegelman'in Maus'u.
(image)
Bir çizgi roman klasiği olarak kabul ediliyor. Art Spigelman,kendi ailesinin tarihi üzerinden Auschwitz olaylarini ve soykırımı anlatıyor.Kesinlikle çok etkileyici bir kitap.
Meraklısına not; Ekşi Sözlük'te yazılanlara bakılırsa Türkçe çevirisi pek parlak değilmiş.

(image)

Marjane Satrapi,Fransa'da yaşayan İranlı bir çizer.O da kendi ailesinin tarihi üzerinden İran'ın yakın tarihini konu ediniyor.
Geçen yıl Cannes film festivalinde ödül alan animasyon filminin DVD'si çıktı,sinemalarda da gösterimde.Biz hem DVD'sini izledik,hem kitabı okuduk.Genelde, okuduğum kitapların film versiyonları beni hep hayal kırıklığına uğratır.Bu kez öyle olmadı, filmi de çok sevdim.

(image)

Raymond Briggs de İngiltere'nin yakın tarihini anne ve babası üzerinden anlatıyor.Kitap anne ve babanın (Ethel ve Ernest) tanışmasıyla başlıyor.Yakın tarihe dair ilginç detaylardan bahsediyor.Örneğin Ethel ve Ernest evlenip 1930larda mortgage'la ev alıyorlar.İkinci Dünya Savaşı, ilk araba,ilk TV, ilk radyo (wireless diyorlar) ve ilk telefonun yaşattığı heyecan.. Burada yaşadığımız için de sevdik sanırım bu kitabı.



King Crimson - One Time

2008-04-06T00:54:46.970+03:00

(object) (embed)